Programı'nın

Bu "A" nın kesinlikle bir programı var.

Diese "A" hat definitiv ein Motiv.

Jennifer, Sarah'nın bugünkü ders programını yazdırmıştı.

Jennifer hat Sarahs Stundenplan für heute ausgedruckt.

Samantha'nın programının detaylı bir raporuna ihtiyacım olacak.

Ich brauche eine detaillierte Aufstellung von Samanthas Zeitplan.

Bu gece "Amerika'nın Henüz Çözülmemiş En İğrenç Cinayetleri"programında Ursula, Carmen ve Nadine davalarını araştırdık.

Heute bei "Amerikas widerlichste ungelöste Verbrechen": Die Fälle von Ursula, Carmen und Nadine.

Ve Kaptan Bill Owens, Donanma'nın araştırma programının deneysel denizaltı tasarımcısı.

Und Captain Bill Owens, Designer des Experimental-U-Boots für das Marine-Forschungsprogramm.

Gemenon'da bir program var Tanrı'nın Askerleri için eğitim kampı.

Es gibt ein Programm auf Gemenon, Training für S.T.O.-Rekruten.

Data'nın sisteminde uyumsuz bir program vardı.

In Datas Speicher war ein inkompatibles Programm.

Alıkoyma Programı'nın başı olarak, o zamanlarda

Als damaliger Chef des Inhaftierungsprogramms

Gece Programı'nın müdürüyüm.

Leiter des Nachtprogramms.