Yaralıydı

Dün gece bir bisikletli ağır yaralı bir şekilde bulundu.

Gestern Nacht wurde ein Radfahrer schwer verletzt aufgefunden.

Yarın akşam, Emily'nin şarap müzayedesine gidecek bir partnerim yok.

Ich habe keine Begleitung für Emilys karitative Weinauktion morgen Abend.

Yaralı bir arkadaşımız için bir şifacı bulmalıyız, Hıristiyan keşiş.

Wir suchen einen Heiler für unseren verletzten Freund, christlicher Mönch.

Ama yarın için içimde iyi bir his var.

Aber für morgen habe ich ein gutes gefühl.

İyi geceler, Ruza. Yarın görüşürüz.

Gute Nacht, Ruža, bis morgen.

Lütfen yarın yine gel.

Bitte, komm morgen wieder.

Yarın seni görmeye gelebilir miyim?

Kann ich dich morgen besuchen?

Bu akşam ya da yarın akşam gelip seni alırım.

Ich werde dich heute oder morgen Abend abholen.

Tamam, bir yarış atı gibi işemem gerek.

Ich muss pissen wie ein Rennpferd.

Yarın sabah, hiçbir şey değişmemiş olacak.

Morgen früh wird sich nichts geändert haben.