açığa

Araştırmacılarımız beş blok ötede açık bir delik bulmuşlar.

Unsere Ermittler fanden einen offenen Gullideckel fünf Blocks entfernt.

Bir, iki, üç, dört beş daktilonun da üstü açık.

Ein, zwei drei, vier, fünf Schreibmaschinen, alle aufgedeckt.

Açıkça, dün gece hiçbir şey olmamış burada.

Eindeutig, ist hier gestern Nacht nichts vorgefallen.

Sen benim için açık bir kitap gibisin.

Sie sind wie ein offenes Buch für mich.

Dört kelime "Açık mimari yatırım platformu.

Vier Wörter "offene Architekturen Investment Plattform.

Doğal, gürbüz, açık, kaygısız cana yakın, sağlıklı.

Natürlich, kraftvoll, offen, sorglos hemmungslos, gesund.

Ama bütün ibretlik öyküler gibi, bu da yoruma açıktır.

Aber wie alle Gleichnisse, ist dieses offen für Auslegung.

Güzel, Barry'nin açık büfesine hoş geldiniz.

Sehr schön. Willkommen bei Barrys wahnsinnigem Büffet.

Burada açık bir göğüs var.

Wir haben hier eine offene Brust.

Ama o plajlar bu hafta sonu açık kalacak.

Aber sie werden dieses Wochenende offen sein.