Turkish-German translations for ağır:

schwer · hart · ernst · ernsthaft · leicht · schlimm · wichtig · other translations

ağır schwer

Dün gece bir bisikletli ağır yaralı bir şekilde bulundu.

Gestern Nacht wurde ein Radfahrer schwer verletzt aufgefunden.

Garak'ın vücudu ağır bir şoka maruz kaldı.

Garaks Körper steht unter schwerem Schock.

Ben, ağır ateş altındaki atlama bölgesine bir gece atlayışı yaptım efendim.

Ich hatte eine Nachtsprung in eine Sperrzone unter schwerem Beschuss, Sir.

Click to see more example sentences
ağır hart

Ormandaki ağaçlar demir gibi ağırdır.

Dschungelholz ist hart wie Eisen.

Bu çok ağır bir söz Merle.

Das ist ein hartes Wort, Merle.

Bu biraz ağır oldu.

Das ist etwas hart.

Click to see more example sentences
ağır ernst

Ağır hafiflik, ağırbaşlı uçarılık.

Schwermüt'ger Leichtsinn! Ernste Tändelei!

Bu çok ağır, Bud.

Das ist Ernst, Bud.

Hastalık ne kadar ağırsa, ceza da o kadar ağırdır.

Je ernster die Krankheit, umso ernsthafter die Bestrafung.

ağır ernsthaft

Bu önemli bir sorumluluk ve bugün gibi günlerde, ağır bir sorumluluk.

Es ist eine ernsthafte Verantwortung und an Tagen wie diesen, eine sehr Schwere.

Hastalık ne kadar ağırsa, ceza da o kadar ağırdır.

Je ernster die Krankheit, umso ernsthafter die Bestrafung.

ağır leicht

Evet, ağır izotoplar, hafif olanlardan daha uzağa düşüyor.

Ja. Die schweren Isotope sinken schneller, als die leichteren.

Çok ağır ama izlenmesi de çok zor.

Ist schwer, aber nicht leicht aufzuspüren.

ağır schlimm

O kadar ağır yaralı değil.

Er ist nicht schlimm verletzt.

ağır wichtig

Önemli bir şey değil, önemli olan şey ağır saksodur!

Das ist nicht wichtig. Was wichtig ist, sind die Slow-Blows.