Turkish-German translations for ağaç:

Baum · Bäume · Weihnachtsbaum · Wald · hölzern, Holz · Hain · other translations

ağaç Baum

Hadi. Bu siktiğim ağacın bugün ölmesi gerekiyor.

Dieser Scheiß-Baum muss heute Nacht sterben.

Benim adım Jason ve Ağaç Derneği için çalışıyorum.

Hallo, ich heiße Jason und arbeite für "Baum für Baum".

O kadar büyük bir ağacı nereye koyacağını sanıyorsun?

Wo wollen Sie denn einen so großen Baum hinstellen?

Click to see more example sentences
ağaç Bäume

Ağaçlar ızdırap içinde palmiye, karaağaç, zakkum, sıtma ağacı.

Bäume leiden auch Schmerzen. Palmen, Ulmen, Oleander, Eukalyptus.

Yine de bir kaç ağacı bıraktım.

Ich hab ein paar Bäume stehenlassen.

Bana ağaç lazım.

Ich brauche Bäume.

Click to see more example sentences
ağaç Weihnachtsbaum

Bizi Noel ağacı gibi aydınlattılar.

Wir leuchten wie ein Weihnachtsbaum!

Birincil motor korteksi ve Broca alanı Noel ağacı gibi kıvrımlaşmış.

Sein primärer motorischer Kortex und Brocabereich leuchten wie ein Weihnachtsbaum.

Yukarılarda bir uzay gemisi var Londra'yı bir Noel ağacı gibi aydınlatıyor.

Hören Sie, da oben ist ein Raumschiff, was London wie einen Weihnachtsbaum leuchten lässt.

Click to see more example sentences
ağaç Wald

İnsanların diktiği bir ormandan geçerseniz ağaç gövdelerinden oluşan bir yığın görürsünüz.

Wenn man an einem bewirtschafteten Wald vorbeifährt, sieht man eine Unzahl von Baumstämmen.

Ormanın derinliklerinde, uzun ağaçların arasında bir vadide, Büyük, siyah, korkunç Humpelfinkel vardı!

Tief im Wald, in einem Tal, zwischen hohen Bäumen, lebte ein großer, schwarzer grausiger Humpelfinkel!

Çünkü karanlık ormanın derinliklerinde orada özel bir ağaç türü var.

Denn tief im finstersten Wald, tief drin, gibt es einen besonderen Baum.

Click to see more example sentences
ağaç hölzern, Holz

Bu koa ağacı, birader.

Das ist Koa Holz, Bruder.

Sahibi de zengin olmalı çünkü bu İngiliz ağacı değil.

Der Besitzer ist reich. Das ist kein englisches Holz.

Ağaç sıcak ve temiz.

Holz ist warm, sauber

ağaç Hain

Bitkilerden anlıyorsam, ki anlıyorum, bunlar mango ağaçları.

Falls meine Gartenkulturkenntnisse stimmen, ist das ein Mangobäume-Hain.