Turkish-German translations for ağlamak:

weinend · weinen · heulen · schreiend, schreien · klagen · trauern · tränen · other translations

ağlamak weinend

Bakın, ağlıyor. Bu yüzden o büyücü olamaz.

Seht, sie weint, demzufolge kann sie keine Hexe sein.

Ağlıyor. Senin yüzünden.

Sie weint, deinetwegen.

Bonnie Bennett, sen ağlıyor musun?

Bonnie Bennett, weinst du etwa?

Click to see more example sentences
ağlamak weinen

Artık öpüşmek ya da ağlamak yok.

Kein Küssen oder Weinen mehr.

Senin ağladığını duymak bana acı veriyor

Mich dauert's sehr Dich weinen sehn

Ağlamak ister misin?

Willst du weinen?

Click to see more example sentences
ağlamak heulen

Onu tehdit ettim ve bir kız gibi burnunu çeke çeke ağladı.

Ich drohte ihm und er heulte und schluchzte wie ein Mädchen.

Ve sanki Oprah'daymışız gibi ağlayan bir kız var.

Und ein Mädchen heult wie in einer Soap?

Ağlıyor musun kusuyor musun?

Heulst du oder kotzt du?

Click to see more example sentences
ağlamak schreiend, schreien

Ağladı, göz yaşları ve sonra daha fazla göz yaşı.

Da war schreien und Tränen und mehr Tränen.

Danny çığlık atıyor, ağlıyordu.

Danny hat geschrien und geweint.

Haksızlık olduğu sürece, "Targathian bebeği ağladığı sürece,

Solange es Unrecht gibt, wann immer ein Tagatianer-Baby schreit,

ağlamak klagen

Kaliforniya Üniversitesi Davis'te çapraz tozlaşma deneyi esnasında ağlayan sarmaşık tarafından çıkarıldı.

Das ist das ultra-hochfrequente Klagen von Efeu während eines Bestäubungsexperiments an der Davis-Universität.

ağlamak trauern

Ne kadar zaman ağlayacak?

Wie lange wird sie trauern?

ağlamak tränen

Ağladı, göz yaşları ve sonra daha fazla göz yaşı.

Da war schreien und Tränen und mehr Tränen.