ağrıları

Baş ağrıları, yönelim bozukluğu halüsinasyonlar, değişken bilinç.

Kopfschmerzen, Desorientierung, Halluzinationen, ein verändertes Bewusstsein.

Çok güçlü bir ağrı kesici.

Ein sehr starkes Schmerzmittel.

Ona bu gecelik hydrocodone verdim Çok güçlü bir ağrı kesicidir.

Ich hab ihm Hydrocodon gegeben, ein starkes Schmerzmittel.

Umarım Brian'ın mide ağrıları ciddi bir şey değildir.

Ich hoffe Brians Magenschmerzen sind nichts ernstes.

Webber'ın omuz ağrısı için ayırıcı teşhis yapmam gerekiyor.

Ich brauche eine Differentialdiagnose für Webbers Schulterschmerzen.

Onu, kötü bir sırt ağrısı gibi çözeceğim.

Ich werde sie zurechtbiegen wie ein verrenktes Kreuz.

Ben, ağrıkesicileri ağrı için kullanırım.

Ich benutze Schmerzmittel für Schmerzen.

Benim de başım ağrıyor.

Ich habe auch Kopfschmerzen.

Ona bir ağrı kesici götüreceğim.

Ich bringe ihr ein Schmerzmittel.

Kızarıklık veya sırt ağrısı yok.

Kein Ausschlag oder Rückenschmerzen.