Turkish-German translations for akıllı:

klug · schlau · clever · intelligent · weise · weisen · smart · gescheit · vernünftig · ordentlich · pfiffig · other translations

akıllı klug

Sen güçlü ve akıllı bir kızsın.

Sie sind ein starkes, kluges Mädchen.

Akıllı kardeş geri döndü.

Der klügere Bruder ist zurück.

Çok iyi, akıllı bir adam.

Ein sehr netter, kluger Mann.

Click to see more example sentences
akıllı schlau

Sen akıllı bir adamsın.

Sie sind ein schlauer Kerl.

Ama sen akıllı bir kızsın, Tara.

Aber du bist ein schlaues Mädchen, Tara.

Ne zaman bu kadar akıllı oldun sen?

Wann bist du so schlau geworden?

Click to see more example sentences
akıllı clever

O akıllı biri.

Sie ist clever.

Çok akıllıca Bay Bond.

Sehr clever, Mr. Bond.

Çok akıllı bir hırsız.

Der Dieb ist äußerst clever.

Click to see more example sentences
akıllı intelligent

Uydudan gönderilme, akıllı hedefleme.

Satelliten gestützte intelligente Zielerfassung.

Clark, o çok akıllı biri.

Clark ist sehr intelligent.

Saint-Cyr'deki askeri akademiden mezun olmuş, ve çok zeki ve akıllı.

Er war an der Militär-Akademie Saint-Cyr. Er ist äußerst intelligent und sehr gewandt.

Click to see more example sentences
akıllı weise

Akıllıca bir karar.

Eine weise Entscheidung.

Akıllıca bir taktik Şansölye'm.

Eine weise Taktik, Kanzler.

Senin annen çok akıllı bir kadınmış ama ben kesinlikle bir musakka kurduyum.

Ihre Mutter ist eine weise Frau. Aber ich bin wirklich Moussaka

Click to see more example sentences
akıllı weisen

Hayvanlar için başka, daha akıllıca ve belki de mistik bir anlayışa ihtiyacımız var.

Wir brauchen ein anderes und weiseres und vielleicht ein mystischeres Konzept von Tieren.

Akıllı, güçlü Mufasa'yı, Simba'nın babası.

Den weisen, starken Mufasa, Simbas Vater.

Sen de benim gibi bir Homo Sapiens'sin. Akıllı insansın.

Du bist wie ich, ein Homo sapiens, ein "weiser Mensch".

Click to see more example sentences
akıllı smart

Max ve ben akıllı araba esprine bayıldık.

Max und ich lieben das Smart-Auto Zeug.

Şerif onun gibiler için çok kurnaz, çok akıllı ve çok zeki derim ben.

Der Sheriff ist zu listig, zu clever und zu smart für solche wie ihn, sage ich.

Evet, bu akıllı araba.

Es ist ein smartes Auto.

Click to see more example sentences
akıllı gescheit

O genç, ama fazlasıyla akıllı da.

Er ist jung, aber auch gescheit.

Çok şirin ve akıllı görünüyor.

Sie scheint hübsch und gescheit.

Luka akıllıdır, o bir mühendis.

Ich dachte: Luka ist gescheit.

Click to see more example sentences
akıllı vernünftig

Ama zamanı akıllıca kullanın, tamam mı?

Aber nutzt die Zeit vernünftig, okay?

akıllı ordentlich

Git adam akıllı zımparala.

Geh und schmirgle ordentlich.

akıllı pfiffig

Çok akıllı bir kuşunuz var, Bay Potter.

Einen pfiffigen Vogel haben Sie da, Mr. Potter.