Turkish-German translations for ama:

aber · nur · doch · allein · sondern · jedoch · dagegen · Blind · other translations

ama aber

Ama çok vardı, yeni seralar, gübre bulunmaması kaygılar, düzenlemeler, tökezlemeler.

Aber ich hatte viel Arbeit, neue Frühbeeten, kein Dünger. Ein Wirrwarr, Beschaffung, Reisen.

Ama sana yardım edebilirim.

Aber ich kann Ihnen helfen.

Ama bir sürü çılgın arkadaşım vardı.

Aber ich hatte eine Menge verrückter Freunde.

Click to see more example sentences
ama nur

O adamın kim olduğunu öğrenmeliyim. Ama yardıma ihtiyacım var. Bart gibi birisi ama daha zeki.

Ich muss herraus inden wer der Typ ist, aber ich brauche Hilfe, jemanden wie Bart, nur schlau,

Evet ama senin ilk ilişkin. Ben sadece arkadaş olarak söylüyorum..

Ja, aber es ist deine erste und ich sage das nur als Freund.

Ama bu sadece küçük hediye, değil mi?

Aber das ist nur ein Geschenk, oder?

Click to see more example sentences
ama doch

Elbette çok güzel ama ama bu kadar değil!

Doch, sie ist sehr schön, aber sie ist viel schöner.

Ama bir gün onu yeneceğim.

Doch eines Tages besiege ich ihn.

Talepkar, ama boş.

Fordernd, doch leer.

Click to see more example sentences
ama allein

Ama ben yalnız yaşıyorum.

Aber ich lebe allein.

Ama o yalnız kalmak istedi.

Aber er wollte allein sein.

Ama kendimi çok yalnız hissediyorum.

Aber ich fühle mich so allein.

Click to see more example sentences
ama sondern

Ama bu popülerlik yarışması değil. Bu bir cinayet davası.

Aber das ist kein Beliebtheitswettbewerb, sondern ein Mordprozess.

Cory Marcone'ye şantaj yapıyordu. Ama para için değil. Bana yeniden işimi kazandırmayı deniyordu.

Cory erpresste Marcone, aber nicht für Geld sondern um mir meinen Job wiederzubeschaffen.

İyi akşamlar Almanlar ama biz İngiliz değiliz, İskoç'uz!

Guten Abend, Deutsche! Aber wir sind keine Engländer, sondern Schotten.

Click to see more example sentences
ama jedoch

Ama yine de seni öldürmem gerek.

Jedoch muss ich dich töten.

Ama yine de seçeneklerimiz var.

Wir haben jedoch Optionen.

Ama Nicolas'la giderek uzaklaştık, tıpkı iki kıta gibi.

Nicolas und ich jedoch drifteten auseinander wie zwei Kontinente

Click to see more example sentences
ama dagegen

Ama sen bununla mücadele edeceksin.

Aber Sie werden dagegen kämpfen.

Ama ben bir şey yapmış olmak istiyorum.

Aber ich will etwas getan haben dagegen.

Ama bu Mr. Spock siz söylemiştiniz

Aber diesem Mr. Spock dagegen

Click to see more example sentences
ama Blind

Pakistan'da kör bir kız tecavüze uğradı, ama sadece bir şahit var.

In Pakistan wird ein blindes Mädchen vergewaltigt. Es gibt einen Zeugen.

Hayır ama kör de değilim.

Nein, aber ich bin nicht blind.

Ama bu kişi kör.

Aber er ist blind.

Click to see more example sentences