Turkish-German translations for arzu:

Wunsch · Sehnsucht · Verlangen · Lust · Wille · Begehren, Begehr · Wollust · Begierde · Begierden · other translations

arzu Wunsch

Henry'nin son arzusu.

Henrys letzter Wunsch.

Bay Ruskin'in arzusu uyarınca Manny Leerman Arthur'un en sevdiği şarkılardan oluşan bir potpuri seslendirecek.

Gemäß dem Wunsch von Mr. Ruskin wird Manny Leerman ein Medley seiner Lieblingslieder spielen.

Bu bir arzu değil.

Es ist kein Wunsch.

Click to see more example sentences
arzu Sehnsucht

Bu kıza baktığımda umut görüyorum arzu görüyorum.

Wenn ich dieses Mädchen ansehe, sehe ich Hoffnung, Sehnsucht,

Böylesine arzu dolu, böylesine gerilimli.

So voller Sehnsucht, solch unstillbarer Sehnsucht.

Romantizm ve arzu.

Sehnsucht und Romantik.

Click to see more example sentences
arzu Verlangen

Şeytani, çirkin, kötü huylu bir yaratık. Sadece arzularının bir betimlemesi Carla.

Eine böse, hässliche Kreatur die nur ein Bild seines Verlangens ist.

Bu arzusu sana bir fırsat sunuyor.

Das Verlangen bietet auch die Gelegenheit.

İsteklerimi açığa çıkarıyorsun içimde arzu nehirleri akıyor.

Du entfesselst mein Verlangen, Begierde durchfließt mich.

Click to see more example sentences
arzu Lust

Şöyle gösterişli bir cenaze yapalım sendeki arzunun ani ıstırabına.

Bescheren wir der Agonie deiner Lust eine prunkvolle Totenfeier.

Bakışlarının ardına Ve arzularının itiraflarına bak

Blickst hinter das Starren und die Bekenntnisse der Lust.

Aşk, kıskançlık, bağırsak deşme arzusu.

Liebe, Eifersucht, Lust auf Bauchaufschlitzen.

arzu Wille

Ve Sezar daima yönettiği halkların arzularına saygı duyar.

Und Cäsar hat stets den Willen der unterworfenen Völker respektiert.

John'un son arzusu bu.

Das ist Johns letzter Wille.

Ve de Tanrı'nın arzusuna.

Und auf Gottes Wille.

arzu Begehren, Begehr

Zambak Çiçeği Arzu ettiğiniz her şey

Fleur-de-Lis Was immer Sie begehren

Arzu ettiğiniz her şey".

Was immer Sie begehren.

Sonra, içimizde bir arzu hissettik.

Und dann fühlten wir Begehren.

arzu Wollust

Korku, Acı, Çılgınlık, Çirkinlik Arzu, Nefret, Hırs ve Körlük.

Furcht, Leid, Wahnsinn, Hässlichkeit, Wollust, Habgier, Hass und Blindheit.

arzu Begierde

İsteklerimi açığa çıkarıyorsun içimde arzu nehirleri akıyor.

Du entfesselst mein Verlangen, Begierde durchfließt mich.

arzu Begierden

Belli ki, Tate'in karanlık arzularının adamı savunmasız olduğundan.

Offensichtlich ist ein Mann mit Tates dunklen Begierden verwundbar.