asılı

Muhtemelen bir KGB çukurunda aşil tendonlarından asılı duruyordur.

Hängt wahrscheinlich an seiner Achillessehne in irgendeinem KGB-Höllenloch!

İnsanlar derki "bir at gibi asılı." Ben bir at yarağı istiyorum

Man sagt "behangen wie ein Pferd". Ich will einen Pferdeschwanz.

Bu tablo sen doğmadan önce de burada asılıydı.

Dieses Bild hing hier schon, bevor du geboren wurdest.

O da bir pik ası çekti.

Er hat auch ein Pik-Ass.

Biz onların yumurta, çünkü her zaman burada Hala vajina etrafında asılı.

Wir sind hier, weil deine Eier immer noch in deiner Vagina rumlungern.

Bir adam kendini iple bir ağaca asıyor ve ipte asılı kalıyor.

Ein Mann hängt sich an einem Vaumast auf und baumelt dann an seinem Strick.

Benim büyük büyük annemin portresi devrime kadar üniversitede asılıydı.

Das Porträt meiner Ur-Urgroßmutter hing bis zur Revolution in der Universität.

Dallarında altın post asılı bir ağaç olmalı.

In den Zweigen hängt ein goldenes Vlies.

Ve moleküller lazer ışının içinde asılı kalıyorlar.

Die Moleküle verbleiben vorübergehend im Laserstrahl.

Bir kabloya asılı duruyor.

Er hangt an einem kabel.