attım

Senin için her şeyi riske attım.

Für dich habe ich alles riskiert.

Hemen çık dışarı, yoksa seni ben atarım.

Verschwinden Sie, oder ich werfe Sie raus.

Sanırım ben çığlık atacağım.

Ich glaube, ich werde schreien.

Bir saat sonra seni atarım o zaman.

Ich werf dich dann nach einer Stunde raus.

Bir tur daha atacağım.

Ich drehe noch eine Runde.

Tüm yönetim kurulu üyelerine çağrı attım.

Ich habe alle Vorstandsmitglieder angepiept.

Ama ya benimle işbirliği yaparsın ya da seni içeri atarım.

Entweder Sie kooperieren, oder ich buchte Sie ein.

Ama ben kendimi ortaya attım.

Aber ich warf mich dazwischen.

Kim hamile bir kadını atar?

Wer schmeißt eine Schwangere raus?

O yüzden kendimi çöpe attım.

Deshalb habe ich mich weggeworfen.