ayakkabılar

İç çamaşırları, ayakkabılar, çantalar, deriler, elbiseler

Unterwäsche, Schuhe, Handtaschen, Lederwaren, Kleider

Beyaz şal, siyah düğme, beyaz ayakkabı.

Weißer Schal, schwarze Knöpfe, weiße Schuhe.

Kırmızı ayakkabılar. Tespih. Burasında kırmızı bandana.

Rote Sneakers, Rosenkranzperlen, rotes Halstuch hier.

Ayakkabı ya da makyaj malzemesi, güzel dudakların için?

Schuhe? Oder Make-up für deine bezaubernden Lippen, deine Augen

Bir çift ayakkabı.

Ein Paar Schuhe,

Gri takım, beyaz gömlek, erkeksi ayakkabılar.

Grauer Anzug, weißes Hemd, Herrenschuhe.

Gömlek yok, ayakkabı yok, sorun da yok.

Kein Hemd, keine Schuhe, keine Probleme.

İtalyan golf ayakkabıları, yeni giysiler, golf arabası.

Italienische Golfschuhe, neue Kleider, neuer Wagen.

Düz ayakkabı giymek zorunda kaldım.

Ich musste flache Schuhe tragen.

O ayakkabıları nereden buldun?

Woher haben Sie diese Schuhe?