bağışladı

Bugün, Beni bağışlamak istiyorsunuz.

Heute wollen Sie mich begnadigen.

Lütfen bağışlayın bizi!

Bitte verzeiht uns.

Tavşan kıyafetlerini bağışlayacak mıyız?

Sollen wir Häschenkostüme spenden?

Onu bağışlayın, lordum.

Verzeiht ihm, Mylord.

Kardeşimin canını lütfen bağışlayın.

Verschont bitte meine Schwester.

Beni bağışlayın, Prens Ryad.

Verzeihen Sie, Prinz Riad.

Bağışlayın. Ben hiç sarhoş olmadım ve sarhoş hikâyelerinden nefret ederim.

Verzeihen Sie, aber ich betrinke mich nie und hasse grundsätzlich Trinkergeschichten.

Beni bağışlayın. Fakat bu şarkı beni Warşova'ya götürdü.

Verzeihen Sie, aber dieses Lied hat mich an Warschau erinnert.

Bağışlayın beni, Anna Petrovna!

Bedauern Sie mich, Anna Petrowna!

Rahatsız ettiğim için bağışlayın ama bir şey oldu.

Roger. Ich störe Sie ungern, aber es ist etwas passiert.