Turkish-German translations for baş:

頭腦, رأس, رئيس, 头脑 · Anfang · köpfen, Kopf · verführen · chef · beginnen · pro · umgehen · Chief · Leiter · Haupt · Beginn · Köpfe · starten · Leitung · Basis · other translations

baş 頭腦, رأس, رئيس, 头脑

Baş ağrıları, yönelim bozukluğu halüsinasyonlar, değişken bilinç.

Kopfschmerzen, Desorientierung, Halluzinationen, ein verändertes Bewusstsein.

O yüzden baştan başlamaya karar veriyoruz.

Deshalb entscheiden wir, neu anzufangen.

Hayır, tek başınıza hiçbir yere gidemezsiniz.

Oh, nein. Allein gehen Sie nirgendwohin.

Click to see more example sentences
baş Anfang

Başta, her yıl.

Anfangs jedes Jahr.

Sizi insan-dışı yaptılar, en başından beri.

Sie entmenschlichten dich von Anfang an.

Ama başta beni görmezden gelmişti.

Aber er ignorierte mich anfangs.

Click to see more example sentences
baş köpfen, Kopf

Ellerini birbirine kenetle, onları başının arkasına koy.

Verschränken Sie Ihre Hände hinter Ihrem Kopf.

Onun güzel başını.

Ihren hübschen Kopf.

Başımı çevirdim ve gözüme kırmızımsı kahverengi bir postun parıltısı ilişti.

Ich wende den Kopf und erhasche den Schimmer eines rotbraunen Felles.

Click to see more example sentences
baş verführen

Beni baştan çıkardı.

Sie verführte mich.

Beni baştan çıkaracaksın?

Willst du mich verführen?

Başka bir deyişle, önce oyunculuğuyla beni baştan çıkardı.

Anders gesagt: Erst verführte er mich mit seinem Spiel,

Click to see more example sentences
baş chef

Bu baş genetikçimiz, Dr. Hideo Ikegawa. Bu da baş astrobiyolojistimiz, Dr. Helen Benson. Merhaba.

Das ist Chef-Genetiker Dr. Ikegawa, und das ist die Chef-Astrobiologin Dr. Helen Benson.

General Thatcher ve onun baş casusu, Yüzbaşı Anderson.

General Thatcher und sein Chef-Spion, Hauptmann Anderson.

Süvari başı Yang Lie, Kraliyet Danışmanı Lord Xu Gui,

Chef der Kavallerie Yang Lie, königlicher Berater Lord Xu Gui,

Click to see more example sentences
baş beginnen

Bilgisayar, kayda başla.

Computer, Aufnahme beginnen.

Dalışa başla şimdi.

Beginnt Tiefflug jetzt.

Ben olunca, bir kez başlarsa

Aber wenn ich einmal damit beginne

Click to see more example sentences
baş pro

Hayır, hayır, hayır. Sanık başına. Sanık.

Nein, nein, nein."Pro Angeklagten".

Sadece kamyon başına iki, ama dışarıdan bir ordu gibi gözüküyor.

Nur zwei pro Lastwagen, aber es sieht aus wie eine Armee.

El başına bir cevap.

Eine Antwort pro Hand.

Click to see more example sentences
baş umgehen

Hayır, bununla başa çıkabilirim.

Nein, ich-ich kann damit umgehen.

Karen bu kadar parayla baş edemez, Sheils.

Karen kann mit so viel Geld nicht umgehen, Sheils.

Bununla nasıl başa çıkacaksınız Bay Gordon?

Wie gedenken Sie damit umzugehen, Mr. Gordon?

Click to see more example sentences
baş Chief

Baş Müfettiş Rinaldo Pazzi.

Chief Investigator Rinaldo Pazzi.

Şef Davis iki yıl önce teşkilatın başına geçtiğinde demişti ki

Als Chief Davis die Behörde vor zwei Jahren übernahm, sagte er:

Baş Müfettiş Finch.

Chief Inspector Finch.

Click to see more example sentences
baş Leiter

Bu da demek oluyor ki Dow Chemical'ın plastik bölümünün başı artık Tom Schaeffer.

Also ist Tom Schaeffer jetzt Leiter der Plastik-Abteilung bei Dow Chemical.

Virtanen eczacılık şirketinde kriz yönetiminin başında herif.

Leiter des Krisenmanagements von Virtanen Pharmaceuticals.

Peter Venkman Bu Dr. Janosz Poha, bizim departmanın başı.

Peter Venkman, das ist Dr. Poha, der Leiter dieser Abteilung.

Click to see more example sentences
baş Haupt

San Pietro Meydanı'ndan başları dik yürüsünler.

Sie mögen den Petersplatz erhobenen Hauptes betreten.

İki baş, iki de ufak rol.

Zwei Haupt und zwei Nebenrollen.

Hem başında türban da yok.

Und mit unbedecktem Haupt.

Click to see more example sentences
baş Beginn

Baş Müfettiş, silâh alımıyla ilgili tüm sözleşmeleri inceleyecekmiş.

Der Generalinspekteur über den Beginn eines vollständigen Untersuchungsrüstungsaufträge.

Evet belki başta olur ama değişim bazen iyi gelir.

Zu beginn vielleicht, aber manchmal ist Veränderung gut.

En azından ilk başta değil.

Zumindest nicht zu Beginn.

Click to see more example sentences
baş Köpfe

Neden iki başlı?

Warum zwei Köpfe?

Yedi başlı ve yedi kuyruklu.

Sieben Köpfe und sieben Schwänze.

Ama o kartalın üç başı vardı.

Nur dass der Adler drei Köpfe hatte.

Click to see more example sentences
baş starten

Bilgisayar, yeni programa başla.

Computer, neues Programm starten.

Çavuş Becker, senden başlıca bir saldırıya geçmenizi istemiyorum.

Feldwebel Becker, Sie sollen keine GroBoffensive starten.

baş Leitung

Artık işlerin başında Darnell var.

Darnell'hat jetzt die Leitung.

Ezra beni RGOKM için bağış toplama işlerinin başına geçirdi.

Ezra hat mir die Leitung für die Spendensammlung der RGOCC übertragen.

baş Basis

Mermi başına para aldığına göre, en iyi müşterin olmalı.

Auf der Kosten-pro-Kugel-Basis muss er Ihr bester Kunde sein.