Turkish-German translations for başka:

anderes, andere, ander, anderer · sonst · weiter, weit · etwas anderes · anders · übriger · abgesehen · anderweitig · ansonsten · other translations

başka anderes, andere, ander, anderer

Ama tabii ki başka bir açıklaması da, aslında elektrik ışıklarına sahip olduklarıdır.

Aber eine andere Erklärung würde natürlich sein, sie hatten tatsächlich elektrisches Licht.

Başka bir tarafım var.

Ich habe eine andere Seite.

Başka bir şey olmuş olamaz mı?

Kann etwas anderes passiert sein?

Click to see more example sentences
başka sonst

Başka bir şey gördün ya da duydun mu?

Haben Sie sonst noch etwas gesehen oder gehört?

Başka bir ihtiyacınız var mı?

Benötigen Sie sonst noch etwas?

Başka türlüsü aptalca.

Sonst wär's dämlich.

Click to see more example sentences
başka weiter, weit

Eğer gitmeye ya da bir başka sürpriz saldırı yapmaya kalkışırsanız sizi görürüz.

Wenn Sie versuchen abzuhauen oder eine weitere brillante Schleichattacke planen, wir sehen Sie.

Zaten başka bir teklif daha aldım.

Ich habe bereits ein weiteres Angebot.

Başka bir yerde konuşalım.

Reden wir woanders weiter.

Click to see more example sentences
başka etwas anderes

Beş dakikam yok, ama başka bir şeyim var senin için.

Ich habe keine fünf Minuten, aber ich habe etwas anderes für Sie.

Başka bir şey söyle.

Sagen Sie etwas anderes.

Başka bir şey bulmaya ihtiyacım var.

Ich muss etwas anderes finden.

Click to see more example sentences
başka anders

Başka bir evren tıpkı bizimkine benzeyen ama biraz farklı bir paralel dünya.

Eine weitere was? Ein weiteres Universum Eine parallele Welt, genau wie diese, aber etwas anders.

Bu dosyayı bir yerde gördüm. Başka bir yerde.

Ich habe diese Akte schon irgendwo anders gesehen.

Ben olsam başka türlü yapardım baba.

Ich hätte es anders gehandhabt, Papa.

Click to see more example sentences
başka übriger

Sizde başka kaldı mı?

Habt ihr noch welche übrig?

Gölgeler'den geriye kalan teknoloji, Bay Başkan.

Das ist übrig gebliebene Schatten-TechnoIogie, Mr. President.

Çünkü başka kimse kalmadı.

Weil keiner sonst übrig ist.

Click to see more example sentences
başka abgesehen

Timsah dövüşlerinden başka?

Abgesehen von Alligator-Kämpfen?

Burbon ve arpadan başka, biz vardık Stefan.

Abgesehen von Bourbon und Perlen, wir, Stefan.

Vampirlerden başka ne var?

Abgesehen von Vampiren, was noch?

başka anderweitig

Bay Reese başka bir işle meşgul.

Mr. Reese ist anderweitig beschäftigt.

başka ansonsten

Başka türlü bu telefon sessiz kalacak.

Ansonsten bleibt das Telefon ruhig.