başkana

Ama tabii ki başka bir açıklaması da, aslında elektrik ışıklarına sahip olduklarıdır.

Aber eine andere Erklärung würde natürlich sein, sie hatten tatsächlich elektrisches Licht.

Eğer gitmeye ya da bir başka sürpriz saldırı yapmaya kalkışırsanız sizi görürüz.

Wenn Sie versuchen abzuhauen oder eine weitere brillante Schleichattacke planen, wir sehen Sie.

Orta yaş buhranını geçirmek için kendine başka bir şehir seçmeliydin.

Für eine Midlife-Crisis hätten Sie einen anderen Austragungsort aussuchen sollen.

Beş dakikam yok, ama başka bir şeyim var senin için.

Ich habe keine fünf Minuten, aber ich habe etwas anderes für Sie.

Bir fikrim yok, ama başka şansım da yok, değil mi?

Keine Ahnung, aber habe wohl keine andere Wahl, oder?

Başka bir şey gördün ya da duydun mu?

Haben Sie sonst noch etwas gesehen oder gehört?

Başka bir şey denemek istiyorum.

Ich möchte noch etwas anderes versuchen.

Başka bir soru sorabilir miyim?

Darf ich noch eine Frage stellen?

Ben başka bir şey denemek isterim.

Ich würde gerne etwas anderes versuchen.

Ama başka bir şey buldun değil mi?

Aber Sie haben etwas anderes gefunden, oder?