Turkish-German translations for beklemek:

wartend · erwartend, erwarten · warten · warten auf · abwarten · verharren · other translations

beklemek wartend

Hayır, bekleyin, bekleyin. Bir.

Nein, wartet, wartet, wartet.

Jack, müvekkilin B konferans odasında bekliyor.

Jack, Ihr Mandant wartet in Konferenzraum B.

Bekleyin beni. Ben gidip bakacak.

Wartet hier, ich guck' mal.

Click to see more example sentences
beklemek erwartend, erwarten

Alkış bekliyordum ama sanırım sersemlemiş sessizlik de bir o kadar uygundur.

Ich habe Applause erwartet, aber ich schätze, verdutztes Schweigen ist ebenso angemessen.

Herkes sizi bekliyor.

Alle erwarten Sie.

Scorpio hâlâ onu bekliyor.

Skorpion erwartet ihn hier.

Click to see more example sentences
beklemek warten

Toplantı bir kaç hafta daha beklemek zorunda bir süre burada kalacağız.

Dieses Meeting wird ein paar Wochen warten müssen. Wir bleiben hier.

Ben bir avukat bulana kadar bekleyelim. Tamam.

Warten wir, bis ich einen Anwalt hab.

Neden bekliyoruz ki?

Warum denn warten?

Click to see more example sentences
beklemek warten auf

Sorgulamaya devam etmeden önce başka bir şüpheliyi ve bir tanığı beklemek zorundayız.

Bevor wir das Verhör fortsetzen, müssen wir auf einen weiteren Verdächtigen und einen Zeugen warten.

Ali hazır, Foreman hazır, zilin çalmasını bekliyoruz.

Ali bereit, Foreman bereit. Wir warten auf den Eröffnungsgong.

Bu sefer bomba imha ekibini bekleyeceğiz.

Dieses Mal warten wir auf das Bombenkommando.

Click to see more example sentences
beklemek abwarten

Birkaç öğün beklemek zorundaydım.

Ich mußte etliche Mahlzeiten abwarten.

KULLANMAYIN Sonraki teslimatı bekleyin

UNBRAUCHBAR Nächste Lieferung abwarten

Ama asıl mesele, onların hayatlarında daha uygun bir zamanı beklemek.

Aber ich fande es weiser, einen geeigneteren Zeitpunkt abzuwarten.

Click to see more example sentences
beklemek verharren

'Tatmin ol ve dur o zaman hiçbir tehlike beklemez'.

Sei zufrieden und verharre, dann lauern keine Gefahren.