bekler

Dışarıda bekler misin, lütfen?

Würden Sie bitte draußen warten?

Ben bir telefon bekliyorum.

Ich erwarte einen Anruf.

Bayanlar, lütfen dışarıda bekler misiniz?

Ladies, würdet ihr bitte draußen warten?

Bir saniye bekler misiniz?

Können Sie eine Sekunde warten?

Sadece kök birası satışının beşe katlayacağını bekliyorum.

Ich erwarte allein beim Root-Bier fünffachen Umsatz.

Ama ben hala bekliyorum.

Aber ich warte immer noch.

Ben de dört gözle bekliyorum.

Ich freue mich auch drauf.

Yine de, bir indirim bekliyorum.

Aber ich erwarte einen Preisnachlass.

Önemli bir telefon bekliyorum.

Ich erwarte einen wichtigen Anruf.

Asteğmen, dışarıda bekler misiniz?

Fähnrich, warten Sie draußen.