bilmiyorsun

Bildiğim kadarıyla konuşabileceğimiz herhangi bir ortak noktamız yok.

Wir haben keine überschneidenden Interessensgebiete, soweit ich weiß.

Bu adamın kim olduğunu bilmek istiyorum.

Ich möchte wissen, wer dieser Kerl ist.

Biliyor musunuz, kızınız gerçekten iyi bir yalancı.

Wissen Sie, ihre Tochter ist eine wirklich gute Lügnerin.

İnsanlar neden şiddeti sever biliyor musunuz?

Wissen Sie, warum Leute Gewalt mögen?

Yani ben bile kendimi biraz kötü hissediyorum.

Ich meine, selbst ich fühle mich etwas schlecht.

Bir gün prenses olacağım. Hatta gerçek bir kraliçe bile olabilirim.

Ich werde eine Prinzessin sein, eines Tages sogar eine richtige Königin.

İyi bir barmen neden büyük buz küpü kullanır, biliyor musun?

Wissen Sie warum ein guter Barkeeper große Eiswürfel bevorzugt?

Bilmiyorum. Ama bence biz bakmaya devam etmeliyiz.

Keine Ahnung, aber ich denke, wir sollten trotzdem weitersuchen.

Ben bir şey bilmiyorum ama doktorlar biliyor.

Ich habe keine Ahnung. Aber diese Ärzte wissen etwas.

Bu adamın kim olduğunu biliyor musun?

Sie wissen, wer dieser Kerl ist?