Turkish-German translations for bir daha:

noch · wieder · anderes, andere, anderer · noch einmal · wieder einmal · erneut · anders · sonst · nochmals · übriger · other translations

bir daha noch

Dufot'un konuşmasını örnekliyorum, ama hâlâ bir kaç sese daha ihtiyacım var.

Ich hab Dufort's Stimme abgetastet, aber ich brauche noch ein paar Geräusche.

Bir tane daha var mı?

Haben Sie noch eine?

Bir kaç soru daha Bay Bilgisayar.

Ich habe noch einige Fragen, Computer.

Click to see more example sentences
bir daha wieder

İyi bir cadı izlerini gizler. Ama ondan daha iyi olan izleri ortaya çıkarır.

Eine gute Hexe verwischt ihre Spuren, aber eine bessere, kann sie wieder aufdecken.

Bir daha asla sıçrayamayacak.

Sie wird nie wieder springen.

Bir hatalı pozitif daha.

Schon wieder falsch positiv.

Click to see more example sentences
bir daha anderes, andere, anderer

Sonra, başka bir şey daha oldu.

Dann ist noch etwas anderes passiert.

O bir simge değil, çok daha kararsız.

Kein anderes Symbol ist derart unbestimmt.

Başka biri daha yaralanacak Jane.

Jemand anderes wird verletzt werden, Jane.

Click to see more example sentences
bir daha noch einmal

Bir kez daha sormak istiyorum:

Ich möchte Sie noch einmal fragen

Ben de. Hayır, bir daha oynamalıyız.

Nein, wir müssen noch einmal spielen.

Kate, sana bir kez daha soruyorum: Öyle olmam için bir sebep mi var?

Kate ich frage euch noch einmal gibt es einen Grund, daß ich es sein sollte?

Click to see more example sentences
bir daha wieder einmal

Bir kere daha, Serena Van Der Woodsen tarafından yine yenildim.

Wieder einmal wurde ich bezwungen von den Händen Serena van der Woodsens.

Flavius Aetius, bir kez daha Roma'ya büyük bir hizmette bulundun.

Flavius Aetius, wieder einmal erweist Ihr Rom einen großen Dienst.

Evet bir kez daha Athelstan, bir seçim yapmak zorundasın.

Also wieder einmal, Athelstan, musst du eine Entscheidung treffen.

Click to see more example sentences
bir daha erneut

Başka bir sabıkalı daha öldü.

Erneut ein Krimineller gestorben

Teşekkürler ve elbette bir kez daha Kahinliğin Kardinali Merrit McKinney.

Danke. Und natürlich erneut Der Kardinal von Hellsehen, Merritt McKinney.

El Vengador olarak bilinen maskeli adam bir kez daha görüldü.

Der Maskierte, bekannt als El Vengador, wurde erneut gesichtet.

Click to see more example sentences
bir daha anders

Ben sizin gibi bir kızı daha farklı eğitirdim.

Ich hätte ein Mädel wie Sie anders erzogen.

Farklı görünüyor olabilir. Saçları daha uzun olabilir. Bir de karnı şişmiştir.

Sie sieht vielleicht jetzt anders aus, hat längere Haare und einen Babybauch.

Ondan daha farklı bir şey.

Es ist ein wenig anders.

Click to see more example sentences
bir daha sonst

Yoksa seni bir daha asla bulamayız.

Sonst finden wir dich nie wieder.

Başka bir şey daha lazım marketten?

Soll ich sonst noch irgendwas mitbringen?

Güney Amerika'ya gidebiliriz ya da Avustralya'ya ya da daha başka uzak bir yerlere.

Wir könnten nach Südamerika oder nach Australien oder sonst weit weg.

Click to see more example sentences
bir daha nochmals

Bekleyin, bir kez daha deneyeceğim.

Wartet, ich versuch's nochmals.

Bir kez daha. Gemiye hoşgeldiniz.

Nochmals willkommen an Bord.

Sana bir kez daha soracağım ve bu kez gerçeği istiyorum.

Ich werde sie nochmals fragen und dieses mal möchte ich die Wahrheit.

Click to see more example sentences
bir daha übriger

Birkaç bir şey daha var bir iki ıvır-zıvır.

Ich habe ein paar Sachen übrig. Ein paar Schmuckstücke.

Burada biri daha var.

Da ist noch eine übrig.