boşanmayı

Geçen sene kötü bir boşanma yaşamıştı.

Sie hatte letztes Jahr eine schlimme Scheidung.

Belki yakın zamandaki bir ayrılık veya boşanma dolayısıyla.

Vielleicht wegen einer kürzlichen Trennung oder Scheidung.

Sanırım, bir boşanma avukatı bulacağız.

Wir werden uns einen Scheidungsanwalt suchen.

Büyük bir boşanma.

Eine große Scheidung.

Boşanma kağıtları sanırım.

Scheidungspapiere, vermute ich.

Müslüman kurallarında, bir tür boşanma yöntemi.

Eine muslimische Scheidungsmethode namens talak.

Louis ben boşanma avukatı değilim.

Louis, ich bin kein Scheidungsanwalt.

Demek bir boşanma avukatısın.

Oh, Sie sind Scheidungsanwalt.

Kuzenim Luwanna'nın kocası da boşanmadan önce aynı şeyleri yaptı.

Bevor meine Cousine Luwanna geschieden wurde hat ihr Ehemann dasselbe getan.

Bu Harvey Specter ve Jessica Pearson'ın boşanma müzakereleri hakkında.

Es geht um Harvey Specter und Jessica Pearson und deren Trennungs-Verhandlungen.