boyuta

Mikroskobik yerçekimsel anaforlar, uzaysal boyutu aşırı sıkıştırıyor.

Mikroskopisch kleine Gravitationswirbel. Begrenzte räumliche Dimensionen.

Yeni bir üç boyutlu tarama sistemi yerleştireceğiz.

Wir installieren ein neues holografisches Scan-System.

Başka bir boyuta seyahat ediyorsunuz.

Sie reisen durch eine andere Dimension.

Diğer boyutlar, Peri Masalları Kralı.

Andere Dimensionen, Könige, Zahnfeen.

Yeni bir boyuta ayak bastık.

Wir betreten eine neue Dimension.

Korkunç boyutlarda bir trajedi.

Eine Tragödie makabren Ausmaßes.

Ama bütün misafir kamaraları neredeyse aynı boyutta.

Aber alle Gästequartiere sind etwa gleich groß.

Farklılıklarımız korkarım ki uzlaşılamaz boyutta.

Ich fürchte, unsere Differenzen sind unüberbrückbar.

O boyutta bir şey için kırmızı mürekkebe ihtiyacım var

Für diese Grösse werde ich rote Tinte benötigen.

Harika bir boyut.

Eine tolle Größe.