Turkish-German translations for bozuk:

kaputt · Defekt · fehlerhaft · schlecht · faul · verdorben · other translations

bozuk kaputt

Diğer her şey bozuk.

Alles andere ist kaputt.

Bozuk alternatörün antik Yunancası.

Altgriechisch für kaputte Lichtmaschine.

Bu fotokopi makinesi bozuk.

Der Kopierer ist kaputt.

Click to see more example sentences
bozuk Defekt

Bozuk makinelerle dolu terk edilmiş bir fabrika.

Eine verlassene Fabrik, voller defekter Maschinen.

Bozuk fren, gaz sızıntısı, intihar

Defekte Bremse. Ein Gasleck, Selbstmord.

Deon seni bozuk bir bedene yerleştirdi.

Deon gab dir einen defekten Körper.

Click to see more example sentences
bozuk fehlerhaft

Bozuk teknolojinin çalıştırdığı antik asker.

Uralter Soldat, angetrieben von fehlerhafter Technologie.

Onun da genleri bozuk, tıpkı senin gibi.

Er hat fehlerhafte Gene, genau wie du.

bozuk schlecht

Sherry bizi gönderdi. Francine bozuk bir şeyler yemiş.

Sherry schickte uns, Francine hat was Schlechtes gegessen.

Öyle, aynı soğuk savaş Rusya'sı gibi bozuk. Evet.

Ja, so schlecht wie Russlands kalter Krieg.

bozuk faul

Ya tembeller, ya suçlular ya da akli dengeleri bozuk.

Sie sind entweder faul oder kriminell oder geistig IabiI.

bozuk verdorben

Bu adamın ahlakı bozuk

Der Kerl ist verdorben