Turkish-German translations for dünya:

Welten, Welt · Erde · ganze · All · Erden · Außenwelt · internationale · globus · other translations

dünya Welten, Welt

Daha iyi dünyalar kurar.

Wir erschaffen bessere Welten.

Ama şimdi, Sherlock Holmes tüm dünyaya ait.

Aber jetzt gehört Sherlock Holmes der ganzen Welt.

Horvath, Morganian arkadaşlarını serbest bırakıp dünyayı yok etmek istiyor.

Horvath will alle Anhänger Morganas befreien und die Welt vernichten.

Click to see more example sentences
dünya Erde

Dünya'ya bir yol bul.

Finde einen Weg zur Erde.

Onlar da Dünya'ya en az sizin kadar sadık.

Sie sind der Erde genauso IoyaI ergeben wie Sie.

Dünyadaki ispermeçet balinası milyonlarca mürekkepbalığını silip süpürüyor.

Der Pottwal auf der Erde verschlingt Millionen von Tintenfischen.

Click to see more example sentences
dünya ganze

Güzel biri değildi ama öyle bir ağzı vardı ki orada bekleyen başka bir dünya vardı.

Sie war nicht schön, aber sie hatte so einen Mund Da erwartete einen eine ganz andere Welt.

Ama şimdi, Sherlock Holmes tüm dünyaya ait.

Aber jetzt gehört Sherlock Holmes der ganzen Welt.

Kelly Beth Kelley için tüm dünya bir sahne.

Für Kelly Beth Kelly ist die ganze Welt eine Bühne.

Click to see more example sentences
dünya All

Dünya'ya açılan tüm ışınlanma bağlantılarını kapatın.

Schließt jetzt alle Teleporter-Links zur Erde.

Profesör, çağrınız dünyadaki bütün delilerin ilgisini çekmiş.

Professor, IhrAppell inspiriert alle Idioten derWelt.

Evet çok güzel bir bebek Dünyanın en güzel bebeği.

Sie ist so ein schönes Baby. Das schönste Baby aller Zeiten.

Click to see more example sentences
dünya Erden

Ayrıca, bu korkunç dünya yaratıkları çok lezzetli.

Außerdem sind diese schrecklichen Erden-Kreaturen köstlich.

Carol Pilbasian, dünyadaki son kadın.

Carol Pilbasian. Letzte Frau auf Erden.

Bir zamanlar dünyada bir cennet varmış.

Es war einmal ein Paradies auf Erden.

Click to see more example sentences
dünya Außenwelt

Yeni bir yol dış dünyayı Spectre'a getirmişti bankalar, ipotekler ve borçlarla birlikte.

Eine neue Straße hatte die Außenwelt nach Spectre gebracht. Banken, Pfändungen und Schulden.

Üç hafta önce görünmez bir kubbe bizi dünyadan ayıracak şekilde Chester's Mill'de ortaya çıktı.

Vor drei Wochen fiel eine unsichtbare Kuppel auf Chester's Mill, schnitt uns von der Außenwelt ab.

Dört hafta önce görünmez bir kubbe bizi dünyadan ayıracak şekilde Chester's Mill'de ortaya çıktı.

Vor vier Wochen fiel eine unsichtbare Kuppel auf Chester's Mill, schnitt uns von der Außenwelt ab.

Click to see more example sentences
dünya internationale

Dünya Çıplak Güzeli, akabinde Cengiz Han ve Hun İmparatoru Atilla var.

Dann kommt Miss Nude International und danach Dschingis Khan und Attila der Hunne.

Bu ulus için, tüm dünya için ve doğrusu uluslararası uzay yolculuğu için muazzam bir an bu.

Es ist ein großer Moment für diese Nation für die Welt Und ohne Zweifel Für internationale Raumfahrt.

Dünyanın ihtiyacı olan, küresel politikadan iyi anlayan uluslararası bir danışma komitesi.

Die Welt braucht ein internationales Ratskomitee, das was von Weltpolitik versteht.

dünya globus

Dünyayı saran siyah bir kum vardı.

Schwarzer Sand bedeckte den Globus.