dağılımın

Demek istediği, geniş dağılımın bize daha büyük bir reklâm bütçesi sunabileceği.

Sie meint, eine größere Verbreitung würde für uns höhere Werbe-Budgets bedeuten.

Moleküler dağılımı arttıracağım.

Erhöhe molekulare Zerstreuung.

Plazma dağılım miktarlarını belirleyebildik?

Haben Sie ihre Plasma Zerfallsgeschwindigkeit?

Bilgisayar, enerji kütlesindeki azalmanın bölgesel dağılımını doğrula.

Computer, bestätige den lokalisierten Entropieabfall in der Energiemasse.

Uluslararası Çete"'nin dağılımı ile Cost Marts'ın dünyadaki dağılımının çapraz grafiği.

Vergleiche mal die Verbreitung der Intergang mit der Verbreitung der Cost Marts weltweit.

Görev dağılım listesi hazırlamanı istiyorum.

Stellen Sie eine Verteilerliste zusammen.

Jethro, yaraların dağılımı ve hacmi patlayıcı bir cihazın izlerine daha çok benziyor.

Weißt du, Jethro, das Streumuster und das Ausmaß ähneln viel mehr einem improvisierten Sprengsatz.

Osmotik quantum yerçekimi dağılım durumu izleniyor.

Dimensionen stabil. Verfallsrate erreicht Idealwerte.

Moleküler dağılımı bütünlük noktasının ötesinde arttırmışa benziyor.

Die molekulare Verstreuung überschritt den Integritätspunkt.

Ana kontrol kristalini çıkarırsanız, enerji dağılımını ayarlayan birşey kalmaz.

Wird der Hauptsteuerkristall entfernt, regelt nichts die Energieverteilung.