Turkish-German translations for dalmak:

Zweigen · Ästen · tauchen · einschlafen · eintauchen · Schnorcheln · other translations

dalmak Zweigen

Bütün dallar buz tutmuştu.

Alle Zweige waren Eiszapfen.

Tam bir sessizlik ve bir dal biberiye gereksinimindeyim.

Ich verlange absolute Stille und einen Zweig Rosmarin.

Dallarında altın post asılı bir ağaç olmalı.

In den Zweigen hängt ein goldenes Vlies.

Click to see more example sentences
dalmak Ästen

Üvez ağacından büyük bir dal koparacağım etrafına kurtboğan dolayacağım, ökse otuyla saracağım

Ich werde einen extra großen Ast der Eberesche abbrechen, ihn in Wolfseisenhut einwickeln,

Sadece bir dal.

Nur ein Ast.

Bir ağaç dalına çarptım.

Ich hab einen Ast abgekriegt.

Click to see more example sentences
dalmak tauchen

Siz ikiniz ne zaman dalışa gittiniz?

Wann seit ihr beide tauchen gegangen?

Pekala millet, dalışa hazırlanın bu casus arabası aynı zamanda bir denizaltı.

Ok, Leute, bereitmachen zum Tauchen. Dieses Agentenauto ist gleichzeitig ein U-Boot.

Bir ve iki numara, dalın.

Nummer eins und zwei, tauchen!

Click to see more example sentences
dalmak einschlafen

Daha yeni uykuya daldı.

Sie ist gerade eingeschlafen.

En sonunda uykuya daldı.

Er ist endlich eingeschlafen.

Tanrım. Sloan uykuya daldı.

Sloan Sloan ist eingeschlafen.

Click to see more example sentences
dalmak eintauchen

Ben de asistanım, o yüzden dalışa geçeceğim.

Ich bin doch Mitarbeiterin. Also werden ich "eintauchen".

dalmak Schnorcheln

Neden hiç kimse benimle dalışa gelmiyor?

Wieso geht keiner mit mir schnorcheln?