Turkish-German translations for değerli:

wertvoll · Wert · kostbar · lieb · teuer · edle, edel · other translations

değerli wertvoll

O bizim için çok değerli bir parça.

Sie ist ein sehr wertvoller Handelsartikel.

Değerli vaktimizi burada harcıyoruz, millet.

Wir verschwenden hier wertvolle Zeit, Leute.

GOİ, bizim için değerli bir vasıta, Bay Başkan.

OTI ist ein wertvolles Instrument für uns, Mr. Präsident.

Click to see more example sentences
değerli Wert

Yaklaşık altı milyon dolar değerinde.

Etwa sechs Millionen Dollar wert.

Değerli hiçbir şey yok.

Nichts ist von Wert.

Tam bir servet değerinde.

Es ist ein Vermögen wert.

Click to see more example sentences
değerli kostbar

Sarhoş edici bir coşkun var sevgili dostum ama Zuse'nin vakti değerlidir.

Dein Enthusiasmus ist richtig ansteckend, lieber Bartik, aber Zuses Zeit ist überaus kostbar.

Ben değerli bir kargoyum.

Ich bin kostbare Fracht.

Ama kısa bir süreliğine. Ve o kısa süre içinde senin değerli kitabını da aldım, Arkadyalı.

Aber nur kurze Zeit, und in dieser kurzen Zeit habe ich dein kostbares Buch genommen, Arkadier!

Click to see more example sentences
değerli lieb

Kötü bir insan değilsin ve annen seni çok seviyor.

Du bist kein schlechter Mensch und deine Mutter liebt dich sehr.

Carl ile ben Değerli'yi sevdik.

Carl und ich Liebten Precious.

Bana aşık değilsin değil mi?

Du liebst mich nicht, oder?

Click to see more example sentences
değerli teuer

O değerli bir parçadır.

Sie ist ein teurer Spaß.

Sharon Marquette Washington'ın yüksek değerli fahişelerinin tek durağı.

Sharon Marquette. D.C.'s erste Anlaufstelle für teure Nutten.

Bu değerli bir halıydı.

Das war ein teurer Teppich.

Click to see more example sentences
değerli edle, edel

Bu bizim değerli Budist geleneğimize atılmış arniyetli bir iftiradır

Das bedeutet, dass er uns böswillig nachredet, unserer edlen buddhistischen Tradition!