değildi

Siz değersiz böcekler, ezilmek üzeresiniz.

Ihr wertlosen Beetles werdet zerquetscht.

Kimse seni o değerli elmalarından ayıramayacak.

Niemand wird Ihnen Ihre kostbaren ÄpfeI wegnehmen.

Ama sen bizim için değerlisin.

Trotzdem sind Sie wertvoll für uns.

Değerli bir kargo taşıyorsunuz. Lokai.

Sie haben eine wertvolle Fracht.

Çok değerli bir kâğıt bıçağımı kaybettim.

Ich habe einen wertvollen Brieföffner verloren.

Daha sonra her şey değişti.

Danach änderte sich alles.

Ben değildim, anladın mı?

Ich war's ich, verstehen Sie?

Sen bilim insanı değilsin.

Sie sind kein Wissenschaftler!

Sanırım bu Değerli'nin kanı.

Ist wohl Precious' Blut.

Biz onlar için bir tehlike değildik.

Wir waren keine Bedrohung für sie.