dedin

Demek istediği, geniş dağılımın bize daha büyük bir reklâm bütçesi sunabileceği.

Sie meint, eine größere Verbreitung würde für uns höhere Werbe-Budgets bedeuten.

Demek bu gece için iyi dinlenmiş bir nöbetçi erimiz var.

Jetzt haben wir eine gutausgeruhte Wache für heute Nacht

Hayır, sana daha önce dediğim gibi.. Senin için başka planlarım var.

Wie ich schon gesagt habe, ich habe andere Pläne für dich.

Sadece derin bir nefes al, gözlerini kapat, ona kadar say.

Atme einfach tief ein, schließe deine Augen, zähle bis zehn.

Eğer çizgilerimiz bir kraliyet mavnası oluşturmuşsa bu demektir ki, birbirimiz için yaratılmışız.

Wenn unsere Handlinien eine Königsbarke bilden, sind wir füreinander bestimmt.

Şimdi, derin bir nefes al.

Jetzt atme einfach tief ein.

Derin bir nefes al.

Atmen Sie tief ein!

Ben bir şey demek istiyorum.

Ich möchte etwas sagen.

Başka kim bana "berbat bir anne" diyebilir ki?

Wer sonst würde mich eine "furchtbare Mutter" nennen?

Ama onlar, "Hoş geldin Paticik" dediler.

Aber sie sagten: "Herzlich willkommen, Pfötchen.