Turkish-German translations for devam etmek:

weiter · weitermachen · weiterhin · weitergehen · fortfahren · fortsetzen · dauern · bestehen · andauern · besuchen · other translations

devam etmek weiter

Ama ben piyano çalmaya devam etmek istiyorum.

Aber ich möchte weiter Klavier spielen.

Kuzeye gitmeye devam et.

Fahr weiter Richtung Norden.

Çalmaya devam et.

Spiel doch weiter!

Click to see more example sentences
devam etmek weitermachen

Belki de buna sabah devam etmeliyiz.

Vielleicht sollten wir morgen weitermachen.

Devam edebilir miyim?

Darf ich weitermachen?

Artık devam edebiliriz.

Wir können weitermachen.

Click to see more example sentences
devam etmek weiterhin

Böylece duvarı örmeye devam edebilirsin.

Damit Sie weiterhin Felsbrocken raufrollen können.

Suits'de daha önce ıstediğim şey ise Pearson Specter'da çalışmak ve seni görmeye devam etmek.

Bisher bei Suits Ich möchte bei Pearson Specter arbeiten und dich weiterhin sehen.

Ama fuzuli bir adam bile fuzuli olmaya devam etmek ister.

Aber selbst ein überflüssiger Mann will weiterhin überflüssig sein.

Click to see more example sentences
devam etmek weitergehen

Belki yarın da yürümeye devam etmeliyiz.

Vielleicht sollten wir morgen einfach weitergehen.

Devam edeceksek, şimdi devam etmeliyiz.

Wenn wir weitergehen, dann jetzt.

Devam etmek istiyorsun.

Du willst weitergehen.

Click to see more example sentences
devam etmek fortfahren

Artık devam edebilir miyiz lütfen?

Können wir jetzt bitte fortfahren?

Devam etmeye hazır mısınız?

Sind Sie bereit, fortfahren?

Müvekkilim devam etmek istiyor.

Meine Klientin möchte fortfahren.

Click to see more example sentences
devam etmek fortsetzen

Sorgulamaya devam etmeden önce başka bir şüpheliyi ve bir tanığı beklemek zorundayız.

Bevor wir das Verhör fortsetzen, müssen wir auf einen weiteren Verdächtigen und einen Zeugen warten.

Bay Maranzano devam etmek istiyor.

Mr. Maranzano möchte das fortsetzen.

Bu zaman periyodunun devam etmesine izin verilmemeli.

Diese Zeitlinie darf nicht fortgesetzt werden.

Click to see more example sentences
devam etmek dauern

Aramaya devam et. Biraz uzun sürebilir.

Suchen Sie weiter, könnte eine Weile dauern.

Şu Wadi partisi bütün gece devam etti.

Die Wadi-Party dauerte die ganze Nacht.

İnsan göçü devam ediyor.

Die Völkerwanderung dauert an.

devam etmek bestehen

Sadece böylece Warren soyu devam edebilirdi.

Nur so kann die Warren-Familie weiter bestehen.

Beecham Malikânesi devam ediyor!

Beecham House kann weiter bestehen.

devam etmek andauern

Ancak tüm hayatı boyunca devam etti.

Aber es hat sein ganzes Leben angedauert.

devam etmek besuchen

Komutan Barclay ve Doktor seni ziyaret etmeye devam edecekler.

Commander Barclay und der Doktor werden Sie weiterhin besuchen.