diyeceğim:

Ben de belki yardımcı olabilirim diye düşündüm.

Ich dachte, ich könnte vielleicht helfen.

Yarın seni ne zaman alayım diye merak ediyordum.

Ich habe mich gefragt, wann ich dich morgen abholen soll.

Neden diye sorabilir miyim?

Darf ich fragen warum?

Boyle gulu, gulu, gulu diyecek.

'Gobble, gobble, gobble. '

Ben bir düzine diyecektim.

Ich wollte "ein Dutzend" sagen.

Hafif bir yemek yeriz diye düşündüm.

Ich dachte, eine leichte Mahlzeit

Sana daha iyi bir şey getireyim diye düşündüm.

Ich habe gedacht, ich bringe etwas Besseres.

Belki de bir sosisli paylaşmış olabilirler diye düşünüyorum.

Vielleicht, denke ich, haben sie sich einen Hotdog geteil?

Şimdi ben sana ne diye hitap etmeliyim?

Wie soll ich dich jetzt anreden?

Senin tipin olabilir diye düşündüm.

Dachte, sie könnte dein Typ sein.