doğmuşsun

Sen bu için doğmuşsun.

Du bist dafür geboren.

Sen bunun için doğmuşsun Clarke.

Du wurdest dazu geboren, Clarke.

Sen öğretmek için doğmuşsun.

Du bist zum Unterrichten geboren.

Sen bir yetenek ile doğmuşsun.

Man wird mit einer Gabe geboren.

Sen seçilmiş kişi olmak için doğmuşsun.

Du warst geboren, der Auserwählte zu sein.