e mail

Bir E-mail adresi oluşturacağım.

Ich organisiere eine E-mail-Adresse.

İki yeni e-mail.

Zwei neue E-Mails.

Brooklyn'deki pizzacıları derecelendirmek için haftalık bir e-mail anketi düzenlemiştim.

Ich habe eine wöchentliche Pizzaranking-Rundmail für Brooklyn rausgebracht.

Ona e-mail atarım ve belki yardım edebilir.

Ich emaile ihm, vielleicht kann er helfen.

Bir kaç e-mail bulmuştu.

Er fand ein paar E-Mails.

Bu, FBI müdürü Franklin ile Ajan Clarke arasında geçen e-mail dokümanı.

Dies ist ein E-Mail-Austausch zwischen Agent Clarke und FBI Direktor Franklin.

Bu e-mail'i siz mi yazdınız Bay Bryant? Evet.

Haben Sie diese E-Mail geschrieben, Mr. Bryant?

Ve bir de e-mail adresiniz lazım.

Und wir brauchen ihre E-Mail Adresse.

Sana bir e-mail yolluyorum.

Ich schicke Dir eine E-Mail.

Ve bir de e-mail adresiniz.

Und Ihre E-Mail Adresse.