Turkish-German translations for e:

e · in · zu · an · auf · other translations

We also found translations for word e in German.

e e

K-İ-L-İ-S-E-Y-İ D-E-V-L-E-T-T-E-N A-Y-I-R-M-A-M-A.

A-N-T-I E-N-T-S-T-A-A-T-L-I-C-H-U-G-S A-R-I-A-N-I-S-M-U-S.

E. vitamini satın almıştım.

Ich hatte Vitamin-E gekauft.

E.T." mi gelmiş?

E.T. ist hier?

Click to see more example sentences
e in

Bay Hackett'e senin sınıfına girdiğimi anlattım. Emily'nin telafi sınavından sonra.

Ich erzählte Mr. Hackket von meinem Besuch in deinem Klassenraum nach Emilys Nachprüfungs-Test.

Ama lütfen, lütfen babama veya Lily'e söyleme, tamam mı?

Aber bitte, erzähl meinem Vater oder Lilly nichts davon, in Ordnung

Bir iletişim çemberinde. Bu çember, RTX'e ve bütün dünyadaki gezici istasyonlarımıza bağlıdır.

Ein Nachrichtengewölbe, das RTX und unsere Kollegen in Virginia mit Bodenstationen weltweit verbindet.

Click to see more example sentences
e zu

Nero Padilla, Darvany Jennings'e silahı tedarik ettiğini bu sabah itiraf etti.

Nero Padilla hat heute Morgen gestanden, Darvany Jennings die Waffe gegeben zu haben.

Nori ve Adin'e, bu gün öğleden sonra, sera'yı göstermek için söz verdim.

Ich versprach Nori und Adin, ihnen den hydroponischen Garten zu zeigen.

Elizabeth Keen'e yardım etmek için ne yaparsın?

Was würden Sie tun, um Elizabeth Keen zu helfen?

Click to see more example sentences
e an

Doktor Gleize'e vermeniz için bir not yazacağım.

Ausserdem ein paar Zeilen an Doktor Glaese.

Bay Narendra'ya yolladığınız e-postaların birinde Howard Winklevoss'un danışmanlık şirketinin adı geçiyor.

In einer Ihrer Emails an Mr. Naendra, verweisen Sie auf Howard Winklevoss' Beratungsfirma.

BAY Y. O'DEL'E SATILDI

VERKAUFT AN MR. Y. O'DEL.

Click to see more example sentences
e auf

Bay Narendra'ya yolladığınız e-postaların birinde Howard Winklevoss'un danışmanlık şirketinin adı geçiyor.

In einer Ihrer Emails an Mr. Naendra, verweisen Sie auf Howard Winklevoss' Beratungsfirma.

Dün, özgür bir adam olarak Candyland'e gittim. At üstünde, beyaz Alman ortağım Dr. King Schultz ile beraber.

Gestern, als freier Mann, bin ich nach Candyland geritten, auf einen Pferd mit meinem deutschen, weißen Partner, Dr. King Schultz.

Yani; Külot Havuzu'ndaki Colette Piscine "Pont de Flaque"e doğru arabasını sürüyor

Collette Piscine, auf Französisch "Pantypool", fährt über die "Pont de Flag",

Click to see more example sentences