evini

Ben evli bir adamım.

Ich bin jetzt verheiratet.

Bu cinayetler David Eischer'ın evinin yakınlarında işlendi.

Diese Morde fanden unweit von David Eischers Anwesen statt.

İki hafta sonra Celia'yla evlenmiş.

Er heiratete Célia zwei Wochen später.

Peter eve kaçta gelir?

Wann kommt Peter nach Hause?

Üç kez boşandı. Dört kez evlendi.

Drei Mal geschieden, verheiratet vier Mal.

Jack eve dönmek istiyor.

Jack möchte wieder zurück.

Geri dön, Johnny. Evine geri dön.

Komm wieder nach Hause, Johnny.

Bay Kerwind ev eşyaları bölümünde bir karışıklığı hallediyordu.

Mr. Curland entschärft ein Gerangel in unserer Hauswarenabteilung.

Hey, Pete. Evine git.

Hey, Pete, geh nach Hause.

Ben evli bir mobilya satıcısıyım.

Ich bin ein verheirateter Möbelhändler.