götür

Çarşamba sabahı, kim beni kösele ayakkabılarıma yeni topuk taktırmaya götürmek ister?

Wer möchte mich Mittwochmorgen fahren, ich brauche neue Absätze für meine Abendschuhe?

O zaman beni geri götürün.

Dann bringen Sie mich zurück.

Lütfen, lütfen beni evime götürün.

Bitte! Bitte bringen Sie mich heim.

Onu kulüp evine geri götürmemiz gerekiyor.

Wir müssen ihn zurück in's Clubhaus bringen.

Hayır, beni geri götürün.

Nein, bringt mich zurück.

Lütfen, beni geri götür.

Bitte, bringen sie mich zurück.

Onu eve götürmek ister misin?

Wollen Sie ihn nach Hause bringen?

Öyleyse o hanım evladı aktörleri oraya götürün.

Dann schafft diese wimmernden Schauspieler-Ärsche dorthin.

Bir şekilde onu kulüp evine geri götürmemiz gerekiyor.

Wir müssen ihn irgendwie in's Clubhaus bringen.

İşte bu yüzden bu insanları buradan götürmelisin

Deswegen müssen Sie diese Leute hier rausführen.