Turkish-German translations for güçlü:

stark · mächtig · Power · kräftig · einflussreich · lebhaft · kraftvoll · machtvoll · schwer · robust · leistungsfähig · vermögend · potent · gewaltig · other translations

güçlü stark

Çok güçlü bir ağrı kesici.

Ein sehr starkes Schmerzmittel.

Bak, güçlü odun!

Schau, starkes Holz!

Kıskançlık güçlü bir suç sebebidir, Bayan Olson.

Eifersucht ist ein starkes Motiv, Mrs. Olson.

Click to see more example sentences
güçlü mächtig

Kazanılmış masumiyet de doğuştan gelen masumiyet kadar güçlü olabilir.

Wiedererlangte Unschuld kann genauso mächtig sein wie angeborene, Liebes.

Güçlü adamların düşmanları olur.

Mächtige Männer haben Feinde.

Son zamanlarda Macau'nun en güçlü Babalarından oldu.

Er ist seit Kurzem Macaus mächtigster Gangsterboss.

Click to see more example sentences
güçlü Power

Çiçeklerin ne güçleri vardır?

Welche Flower-Power haben Blumen?

Bu duvarın arkasında bir güç düzenleyici var.

Da ist ein power relay hinter dieser wand.

Hemen! Hey, güç eldivenlerini unuttunuz.

Hey, du hast den Power-Handschuh vergessen.

Click to see more example sentences
güçlü kräftig

Genç, çevik ve güçlü.

Sie ist jung und kräftig.

Hayır o yeterince güçlü değil.

Nein, sie ist nicht kräftig genug.

Çok güçlü ve çekicisiniz, efendim.

So kräftig und mächtig, Herr.

Click to see more example sentences
güçlü einflussreich

Her yerde güçlü mevkileri ele geçiriyorlar.

Sie besetzen überall einflussreiche Positionen

Zengin müşteriler, güçlü müşteriler.

Vermögende Klienten. Einflussreiche Klienten.

Bu Papa'nın çok güçlü düşmanları var.

Dieser Papst hat einflussreiche Feinde.

Click to see more example sentences
güçlü lebhaft

Gerçekten kuvvetli bir hayal gücün var Duke, değil mi?

Sie haben wirklich eine lebhafte Fantasie, stimmte, Duke?

Bu benim çocukluğum hakkındaki en güçlü anım.

Das ist meine lebhafteste Erinnerung aus Kindertagen.

Bay Trask'ın parlak bir hayal gücü var sanırım.

Mr. Trask scheint eine lebhafte Phantasie zu haben.

Click to see more example sentences
güçlü kraftvoll

Ateş Kadehi, sıra dışı güçte bir sihirli nesnedir.

Der Feuerkelch ist ein überaus kraftvolles, magisches Gefäß.

Sen güçlü, gururlu zor yenilebilen, harika, zenci bir adamsın.

Du bist ein stolzer, kraftvoller standhafter, fantastischer schwarzer Mann.

Dünyanın en güçlü yüzey delici matkabı.

Der kraftvollste Bohrer der Welt!

güçlü machtvoll

Aileler güçlüdür, çok güçlüdür.

Eltern sind machtvoll, sehr machtvoll.

Tanrı çok güçlüdür, Clarice!

Gott ist machtvoll, Clarice.

Sen de gemin gibisin, güçlü.

Sie sind wie Ihr Schiff. Machtvoll.

güçlü schwer

Güçlü darbeler, paralel yaralar.

Schwere Schläge, parallele Wunden.

Ölümcül değil, ağır durdurma gücü var derialtı dokusunu parçalar.

Nicht tödlich, schweres Bremsvermögen, bricht unter dem Subkutangewebe auf

İki yıl, iki gün, söylemesi güç.

Zwei Jahre. Zwei Tage. Schwer zu sagen.

güçlü robust

Ama o çok güçlüydü.

Aber er ist sehr robust.

Ve şu, güçlü altyapın gibi.

Und deine robuste Infrastruktur.

güçlü leistungsfähig

YENİ SİLAHLANMA YARIŞI HER ZAMANKİNDEN DAHA GÜÇLÜ, AKILLI MAKİNELERE ODAKLANDI.

IM FOKUS DES RÜSTUNGSWETTLAUFS STEHT DIE ENTWICKLUNG IMMER LEISTUNGSFÄHIGERER INTELLIGENTER MASCHINEN.

güçlü vermögend

Zengin müşteriler, güçlü müşteriler.

Vermögende Klienten. Einflussreiche Klienten.

güçlü potent

Evet, bu güçlü bir karışım.

Ja, eine potente Mischung.

güçlü gewaltig

Bu çok güçlüydü Wes.

Das ist gewaltig, ja.