güce

Elektronik kilitler, elektronik gaz pedalı, güç direksiyonu, anahtarsız giriş

Elektronische Schlösser, elektronische Drossel, Servolenkung, schlüssellose Zugang

Altı, beş, dört üç, iki, bir itici güçleri etkinleştirin.

Noch sechs, fünf, vier, drei, zwei, eine Triebwerke aktivieren.

Bazen bizim kontrolümüz dışındaki güçler her şeyi değiştirebilir.

Manchmal können Mächte außerhalb unserer Kontrolle alles verändern.

Sevgili kızım "asla para, şöhret, güç ya da güvence için evlenme.

Meine liebste Tochter, heirate nie für Geld, Ruhm, Macht oder Sicherheit.

Dörtlü kilit. Çelikle güçlendirilmiş menteşeler. Kodlu giriş sistemi.

Vier Riegel, stahlverstärkte Türangeln, ein verschlüsseltes Zugangssystem.

Çok güçlü bir ağrı kesici.

Ein sehr starkes Schmerzmittel.

Tüm anasistemler çöktü, güç seviyeleri hızla düşüyor.

Alle Hauptsysteme versagen. Energieniveaus fallen rapide.

Kazanılmış masumiyet de doğuştan gelen masumiyet kadar güçlü olabilir.

Wiedererlangte Unschuld kann genauso mächtig sein wie angeborene, Liebes.

Belki de buranın güçlü bir erkeğin varlığına ihtiyacı vardır.

Vielleicht braucht dieser Ort eine starke männliche Präsenz.

Ona bu gecelik hydrocodone verdim Çok güçlü bir ağrı kesicidir.

Ich hab ihm Hydrocodon gegeben, ein starkes Schmerzmittel.