Turkish-German translations for güvenilir:

vertraut · sicher · zuverlässig · vertrauenswürdig · verlässlich · glaubwürdig · solide · treu · other translations

güvenilir vertraut

Güvenin için sağ ol.

Danke für Ihr Vertrauen.

Ona gerçekten güveniyor musun?

Vertraust du ihr wirklich?

Ve ben de ona güvenen kişiyim.

Und ich habe ihm vertraut.

Click to see more example sentences
güvenilir sicher

Ama en azından artık arkadaşların güvende olacak.

Aber zumindest werden Ihre Freunde jetzt sicher sein.

Çocuklarımız güvende değil mi?

Unsere Kinder sind sicher oder?

Kuzeybatı B bölgesi, güvenli.

Abschnitt Nordwest B, gesichert.

Click to see more example sentences
güvenilir zuverlässig

Güvenilir bir kaynağım var.

Ich hatte eine zuverlässige Quelle.

Güvenilir arkadaş diyelim.

Ein zuverlässiger Freund.

Tyler pek de güvenilir bir kaynak değil. Ve Daniel seni seviyor.

Tyler ist keine zuverlässige Quelle und Daniel liebt dich.

Click to see more example sentences
güvenilir vertrauenswürdig

Sana göre kendisi güvenilir bir kaynak.

Laut Ihnen, eine vertrauenswürdige Quelle.

Güvenilir birine benziyorsun.

Sie wirken vertrauenswürdig.

Bence bu, beni daha güvenilir gösterecek.

Ich denke, es lässt mich vertrauenswürdig aussehen.

Click to see more example sentences
güvenilir verlässlich

Güvenilir bir kaynaktan.

Eine verlässliche Quelle.

Güvenilir kaynaklara ihtiyacim var.

Ich brauche verlässliche Quellen.

Alarmın ne kadar güvenilir?

Wie verlässlich ist dein Wecker?

Click to see more example sentences
güvenilir glaubwürdig

Bu arada, şu muhbir kadın güvenilir mi?

Übrigens, diese Informantin Ist sie glaubwürdig?

Benim bakış açımdan, o çok daha güvenilir bir tanık.

Und aus meiner Sicht, ist sie die glaubwürdigere Zeugin.

Ama güvenilir biri, o yüzden, onu dinle.

Aber er ist glaubwürdig, also hör ihn an.

Click to see more example sentences
güvenilir solide

Esaslı, güvenilir ve karizmatik Nolan.

Solider, verlässlicher, charismatischer Nolan.

O güvenilir biri, adamım.

Er ist solide, Mann.

Dürüst ve güvenilir.

Bodenständig und solide.

Click to see more example sentences
güvenilir treu

Hayatın boyunca güvenilir ve sadık bir üyesi oldun.

Du warst dein ganzes Leben ein treues und ergebenes Mitglied.