Turkish-German translations for geçici:

vorübergehend · temporär · provisorisch · zeitweilig · einstweilig · vergänglich · vorläufig · momentan · zeitlich · other translations

geçici vorübergehend

Geçici olarak kiraya verdik.

Wir vermieten sie vorübergehend.

Dr Crusher, görünüşümüzü ve rengimizi geçici olarak değiştirdi.

Dr. Crusher hat vorübergehend unsere äußere Erscheinung verändert.

Bu süreç geçecek ve ben her zamankinden daha güçlü olacağım.

Diese Schwäche wird vorübergehen und ich werde stärker als je zuvor sein.

Click to see more example sentences
geçici temporär

Bize kalıcı bir çözüm lazım. Şimdilik geçici bir şey buldum.

Wir brauchen eine permanente Lösung, aber ich habe eine temporäre.

Soruşturmam sırasında bulduğum tek anormallik madde-enerji sinyal oranında geçici bir artış.

Die einzige Anomalität ist eine temporäre Erhöhung in der Materie-Energiesignal-Ratio.

Bu Charlie için geçici bir işsizlik durumundan biraz daha fazlası.

Dies ist vielleicht mehr als nur eine temporäre Trockenperiode für Charlie.

Click to see more example sentences
geçici provisorisch

Geçici Medicaid kartı için başvurmak istiyoruz.

Wir möchten provisorische Medicaid-Karten beantragen.

Seni geçici olarak göreve atadım.

Ich habe dich provisorisch zugewiesen.

Geçici polis memurları olarak bugün yeni bir kariyere, yeni bir hayata başlıyorsunuz.

Heute beginnen sie eine neue Karriere und ein neues Leben als provisorische Polizisten.

Click to see more example sentences
geçici zeitweilig

Elektrik kesintisi, deprem, hiçbir şey geçici uykunuzu etkilemeyecek.

Stromausfälle, Erdbeben, rein gar nichts wird ihren zeitweiligen Dauerschlaf stören.

Görünüşe göre işgal, geçici olarak çıkmaza girdi.

Die Invasion scheint zeitweilig zäh voranzugehen.

Ruslar, DHD'yi geçici olarak ödünç vermeyi kabul etmişler.

Die Russen leihen uns das Wahlgerät zeitweilig.

Click to see more example sentences
geçici einstweilig

Ona yasaklama emri çıkartıyorsun ve o seninle dalga geçiyor!

Sie geben ihm eine einstweilige Verfügung und er verspottet sie!

Ben Harris Trout, Santa Barbara Polis Müdürlüğünde geçici polis şefiyim.

Hier ist Harris Trout, der einstweilige Polizeichef des Santa Barbara Police Department.

Geçici bir önlem olarak McManus'a gideceksin,

Als einstweiliger Lückenbüßer gehst du zu McManus

geçici vergänglich

Ama biraz fantezi gibi, geçici ve ulaşılması imkansız.

Die aber etwas unwirklich war und vergänglich und unerreichbar.

Bu erdem geçici miydi?

Das Moral vergänglich ist?

Ana kapı ve kapıdan geçenler.

Das Portal und alles Vergängliche.

geçici vorläufig

Geçici vizeye başvurmadınız mı?

Sie wollen kein vorläufiges Visum?

Ancak sizi temin ederim ki bu sadece geçici bir geri çekilme.

Aber, ich versichere dir, dass das nur ein vorläufiger Rückschlag ist.

İşte burası Stowaway Benim geçici evim.

Das ist also der Stowaway. Mein vorläufiges Zuhause.

geçici momentan

Elektrikler kesildi. Evin elektrik kaynağında geçici bir kesinti.

Das ist ein Stromausfall, eine momentane Energieunterbrechung im Haus.

Şu anda Na'Vi avantajı ele geçirdi.

Momentan hat Na'Vi den Vorteil.

geçici zeitlich

Geçici ve uzaysal bozulmalar hâlen mevcut.

Zeitliche und räumliche Verzerrungen liegen vor.