Turkish-German translations for geniş:

breit · groß · geräumig · weit · ausgedehnt · lang · other translations

geniş breit

Belki bir metre genişliğinde.

Vielleicht einen Meter breit.

Binlerce ışık yılı genişliğinde olabilir.

Sie ist mehrere tausend Lichtjahre breit.

Elimizde daha geniş bir görüntü var.

Wir haben ein breiteres Bild.

Click to see more example sentences
geniş groß

Demek istediği, geniş dağılımın bize daha büyük bir reklâm bütçesi sunabileceği.

Sie meint, eine größere Verbreitung würde für uns höhere Werbe-Budgets bedeuten.

Uzun boy, geniş omuzlar koyu saçlar.

Groß, breite Schultern, dunkles Haar.

Plaklar ve bypass ameliyatları temelde geniş damar tıkanıklıklarının tedavisinde kullanılıyor.

Mit Stents und Bypass-OPs werden v. a. große Verschlüsse der Arterien behandelt.

Click to see more example sentences
geniş geräumig

Geniş hücreler, sabun, tuvalet kapakları

Geräumigere Zellen, Seife, Klodeckel

Bayağı geniş bir daire Paula.

Sie ist sehr geräumig, Paula.

Burası oturma ve yemek odası. Geniş ve çok ışıklı.

Hier das Wohn und Esszimmer sehr geräumig und hell.

Click to see more example sentences
geniş weit

Karnavalcı çok geniş bir tabir Lisbon.

Schausteller ist ein sehr weiter Begriff, Lisbon.

Her zaman güzel, kısa, geniş ve havalıydı.

Alles schön kurz, weit und luftig.

Kahlan dur, aralık çok geniş!

Kahlan, stop, es ist zu weit!

geniş ausgedehnt

Bizim bölgemiz çok geniş.

Unser Raum ist sehr ausgedehnt.

geniş lang

Biz geniş ve yeterince uzun bir yol bulduk.

Wir haben eine Autobahn gefunden, lang genug.