Turkish-German translations for giriş:

Eingang · Zugang · Zutritt · Eingänge · Einführungen, Einführung · Einleitungen, Einleitung · Einreise · Zugänge · Eintrag · Eintritt · Versuch · Eingabe · Wagen · other translations

giriş Eingang

Başka bir giriş yolu bulmalıyız.

Wir müssen einen anderen Eingang finden.

Bu giriş yolu kaybolacak.

Dieser Eingang wird verschwinden

Mutfak personel girişi arka tarafta.

Der Eingang für Küchenhilfen ist hinten.

Click to see more example sentences
giriş Zugang

Elektronik kilitler, elektronik gaz pedalı, güç direksiyonu, anahtarsız giriş

Elektronische Schlösser, elektronische Drossel, Servolenkung, schlüssellose Zugang

HIZLANDIRICI DOSYALARINI GİRİŞ REDDEDİLDİ

ÖFFNEN DER FILES BESCHLEUNIGER ZUGANG VERWEIGERT

Giriş için önceki gastrotomy yaklaşımı ve arka yüzey için Sistogastrostomy yapımı.

Anteriore Gastrotomie für den Zugang und Durchführung der Cytogastrotomie durch die posteriore Wand.

Click to see more example sentences
giriş Zutritt

Sabotaj, casusluk, izinsiz giriş, meskende soygun.

Sabotage, Spionage, unbefugter Zutritt, Einbruch.

KISITLI GİRİŞ Şifrenizi girin:

BESCHRÄNKTER ZUTRITT PASSWORT EINGEBEN:

Benim giriş iznim sınırsız.

Ich habe uneingeschränkten Zutritt.

Click to see more example sentences
giriş Eingänge

Bütün girişleri kapatın!

Alle Eingänge verriegeln!

Kaç girişi var?

Wie viele Eingänge?

Josh ve Aiden kapıları, pencereleri ve tüm girişleri kontrol edecek.

Josh und Aiden kontrollieren die Türen, Fenster und anderen Eingänge.

Click to see more example sentences
giriş Einführungen, Einführung

Profesör Talcoff'un Entegre Biyoloji'ye Giriş dersinin ilk günüydü.

Professor Talcoffs "Einführung in die Kombinations biologie" Vorlesung sah.

Cinsiyet Araştırmalarına Giriş."ve" Postmodern İsveç Tiyatrosu.

Einführung in die Genderforschung"und" Postmodernes schwedisches Theater".

giriş Einleitungen, Einleitung

Bay Convex sizin için küçük bir giriş kaydetti.

Mr Convex hat eine kleine Einleitung für Sie aufgenommen.

Bu giriş konuşması için ve cömert katkılarınız için teşekkür ederim.

Danke für die Einleitung und für die großzügigen Spenden, Mr. Bennington.

giriş Einreise

Ülkeye geçen hafta giriş yapmış.

Sie ist letzte Woche eingereist.

Elimizdeki verilere göre Shubie Hartwell dün ülkeye giriş yapmış.

Zolldokumente deuten darauf hin, dass Shubie Hartwell gestern eingereist ist.

giriş Zugänge

İki metro girişi.

Zwei U-Bahn Zugänge.

Oğlum şüphesiz şimdiye kadar tüm erişim ve giriş kodlarını değiştirmiştir.

Mein Sohn hat ohne Zweifel mittlerweile alle Zugänge und Zutrittcodes geändert.

giriş Eintrag

Son giriş şöyle:

Der letzte Eintrag

Ve hiçbir giriş kaydı yok.

Und kein dokumentierter Eintrag.

giriş Eintritt

Johnson, iyi giriş, iyi komuta.

Johnson, guter Eintritt, gutes Kommando.

giriş Versuch

Roy'un beyni kendine gelen girişleri tercüme etmeye çalışıyor.

Roys Gehirn versucht die Reizzufuhr zu interpretieren.

giriş Eingabe

VERİ GİRİŞİ HATASI SİL SİL SİL YENİDEN GİRİN

Fehler bei der Eingabe. ADP neu eingeben.

giriş Wagen

Araba, giriş-çıkış saatinde bir otobüs durağında duruyordu

Der Wagen, der zur Stoßzeit an einer Bushaltestelle parkte