Turkish-German translations for girme:

betreten · eindringen · Eintritt · other translations

girme betreten

Bu defa da hırsızlığı, izinsiz girme olarak sınıflandırıyorlar.

Dieses Mal wurde es der Einbruch als unerlaubtes Betreten klassifiziert.

İki yıl önce, Amiral Perry'ye Edo'nun kutsal duvarları içine girme izini verildi.

Vor zwei Jahren durfte Commodore Perry die heiligen Mauern Edos betreten.

İzinsiz girme ve bulundurma.

Unerlaubtes Betreten und Besitz.

Click to see more example sentences
girme eindringen

Odama girmeye cüret eden kim?

Wer wagt es, hier einzudringen?

Hem izinsiz girme hem hırsızlık.

Unbefugtes Eindringen und Diebstahl.

girme Eintritt

İçeri girmeden önce her zaman kapıyı çaIar mısın?

Klopfst du immer an, bevor du eintrittst?