girmiştir

Bay Moody, reşit olmayan bir kızla cinsel ilişkiye girmiştir.

Mr. Moody hatte Geschlechtsverkehr mit einem jugendlichen Mädchen.

Korsak, Federaller devreye girmiştir diyor.

Korsak denkt, der Verteidigungsschutz steckt dahinter.

Jackie'yi güncelleme için aldıysalar, o da böyle girmiştir.

Wenn sie Jackie zum Upgraden bringen, wird sie so hineinkommen.

Belki yeni bir işe girmiştir.

Vielleicht hat er einen neuen Job.