Turkish-German translations for gizli:

geheim · vertraulich · heimlich · versteckt · geheimnis · latent · verborgen · diskret · okkult · ausgeblendet · still · other translations

gizli geheim

Çünkü başka bir şeye ihtiyacım vardı. Gizli bir içeriğe

Denn ich brauche noch etwas anderes, eine geheime Zutat.

Gizli bir gurup.

Eine geheime Bande.

Bir gizli kapı var orada.

Drin ist eine geheime Tür.

Click to see more example sentences
gizli vertraulich

Sana gizli bir şey söyleyebilir miyim?

Kann ich Ihnen vertraulich etwas sagen?

Grup terapileri gizlidir.

Gruppentherapie ist vertraulich.

Oldukça gizli bir bilgi ama sen biliyorsun bunu.

Es ist höchst vertraulich, aber Sie wissen davon.

Click to see more example sentences
gizli heimlich

Gizli bir hayranın var, Starling.

Sie haben einen heimlichen Verehrer.

Hapları gizlice tedarik ederek mi?

Pillen? Ein heimlicher Pillenvorrat?

Biliyor musun, Tantracılara göre Swadhisthana çakrası en gizli arzularımızı saklarmış.

Die Tantriker glauben, dass im Swadhisthana-Chakra unsere heimlichsten Sehnsüchte verborgen sind.

Click to see more example sentences
gizli versteckt

Bir yerlerde gizli seks kasedimiz var.

Wir haben irgendwo ein Sextape versteckt.

Birlikler! Bu fıçıların birinin içinde gizli bir silah var.

Legionäre, in einem dieser Fässer ist eine Geheimwaffe versteckt.

Kiron çipin dizaynında kodlanmış gizli bir "nano-program" olduğunu biliyorum.

Es ist eine integrierte, versteckte Nanoroutine, ein Detail des Chyron-Chip.

Click to see more example sentences
gizli geheimnis

Benim sırlarım gizli kalacak.

Meine Geheimnisse bleiben geheim.

Londra'da bir çok gizli sırra ulaştın, değil mi?

Du hast eine Menge vergrabener Geheimnisse in London, oder?

Charlotte Mitchell öldürüldü çünkü gizli bir gerçeği öğrenmişti.

Charlotte Mitchell wurde ermordet, weil Sie ein Geheimnis aufdeckte.

Click to see more example sentences
gizli latent

Öfkeli ya da gizli homoseksüel.

Zornig oder latent homosexuell.

Howard, gizli eşcinsel eğilimlerin mi var?

Howard, hast du latente homosexuelle Tendenzen?

Çünkü birbirimize karşı gizli homoseksüel duygular beslemiyoruz.

Weil wir keine latenten homosexuellen Gefühle füreinander hegen.

Click to see more example sentences
gizli verborgen

Ve deneyimlerime göre en çok korkulan manzaralar en bereketli bahçelerde gizlidir.

Und nach meiner Erfahrung verbergen die angsteinflößendsten Landstriche oftmals die blühendsten Gärten.

Biliyor musun, Tantracılara göre Swadhisthana çakrası en gizli arzularımızı saklarmış.

Die Tantriker glauben, dass im Swadhisthana-Chakra unsere heimlichsten Sehnsüchte verborgen sind.

Bu kizarmis gözlerin altinda bir muhafiz gizli.

Die Schutzgeister verbergen sich hinter Schamesröte.

gizli diskret

Bu güvendiğiniz kişiye gizlice bir haber uçurun.

Überbringt Eurem Musterknaben eine Nachricht Diskret

Geordi, Gul Lemec'in gemisine gizli bir tarama yapmanı istiyorum.

Machen Sie einen diskreten Scan von Gul Lemecs Schiff.

gizli okkult

Gizli "okült" sembolleri olan.

Der mit den okkulten Untertönen.

gizli ausgeblendet

Bir şekilde burası gizleniyor.

Sie ist irgendwie ausgeblendet.

gizli still

Neden bana susmam için gizli sinyal veriyorsun?

Warum gibst du mir das Geheimsignal, still zu sein?