hücreleri

Nanomedler sınırdaki hücreleri kopyalıyor.

Nanomeds replizieren angrenzende Zellen.

Kaslar ve hücreler oksijen yerine şeker yaktığında ortaya çıkar.

Wenn Muskeln Zucker statt Sauerstoff verbrennen, entsteht Milchsäure.

Büyük olasılıkla bunlar kemirici biyolojik hücreler.

Mögliches Vorhandensein erosiver biologischer Zellen.

Anormallik, yabancı hücreler Nükleer pleomorfizm.

Abnormale, fremde Zellen, nuklearer Pleomorphismus.

Bu hapishane, bu hücreler hepsi adamlar için yapıldı.

Dieses Gefängnis, diese Zellen, wurden für Männer gemacht.

Damarlar, kılcal damarlar kaslar, hücreler.

Venen, KapiIIaren, muskeln, ZeIIen,

Eğer başka birisi daha gelirse hücresel tarama yapacağım.

Wenn jemand reinkommt, mache ich einen Zellenscan.

Her bir nanoid, bir beyin hücresine benzer.

Jeder einzelne Nanit ist wie eine Gehirnzelle.

Bu ilkel hücrelerin mitokondrisi yok.

Diese ersten Zellen hatten keine Mitochondrien.

Bütün hücre bloklarını derhal kapatın.

Alle Zellenblöcke sofort abriegeln.