Turkish-German translations for hız:

Fahrt · Tempos, Tempo · Geschwindigkeiten, Geschwindigkeit · Speed · beschleunigen · Schnelligkeiten, Schnelligkeit · Gang · Rat · Höchstgeschwindigkeit · Beschleunigung · other translations

hız Fahrt

Ne kadar hızlı gitmek istiyorsun?

Wie schnell wollen Sie fahren?

Daha hızlı sürüyorum zaten!

Ich fahre schon schneller!

Neden bu kadar hızlı sürüyorsun?

Warum fahren Sie so schnell?

Click to see more example sentences
hız Tempos, Tempo

Manyetik fırtınalar cihazların hızını ve verimliliğini olumsuz etkiliyor.

Magnetstürme verringern Tempo und Effizienz unserer Geräte.

Bay Sulu, Enterprise'ın hızını bu göktaşı gemisine göre ayarla.

Mr Sulu, Tempo der Enterprise an das des Asteroidenschiffs anpassen.

Yük gemisi, sınırlı hız ve menzilde Antares sınıfı eski bir gemi.

Der Frachter ist ein Schiff mit begrenztem Tempo und Reichweite.

Click to see more example sentences
hız Geschwindigkeiten, Geschwindigkeit

Hız yapmak çok pahalı bir uyuşturucudur.

Geschwindigkeit ist eine teure Droge.

Ama postayla kurs aldı ve daktilo ve Pitman stenosunda iyi bir hıza sahip. Onu test edin!

Aber sie hat einen Fernkurs belegt und sie hat gute Geschwindigkeiten in Schreibmaschine und Stenographie.

Maksimum hızla gidebiliriz, Efendim.

Maximale Geschwindigkeit möglich, Sir. Lloyd?

Click to see more example sentences
hız Speed

Hız frenleri, takımlar, her şey.

Speed Brakes, Fahrwerk, alles.

Evans, hız frenleri!

Evans, Speed Brakes.

Chris, bu hapçılar için olan hızlı buluşmalara benziyor.

Chris, das hier ist wie 'Speed-Dating' für Drogensüchtige.

Click to see more example sentences
hız beschleunigen

Bu proyon hızlandırıcı içindeki atomun dengesini bozar ve

Dieser ProtonenbeschIeuniger destabiIisiert das Atom und beschleunigt es

Çok hızlı ivmeleniyor.

Er beschleunigt zunehmend.

Vücutta kan üretiminin hızlanmasını sağlayan kimyasal bir uyarıcı.

Ein chemisches Stimulans, das die Blutproduktion beschleunigt.

Click to see more example sentences
hız Schnelligkeiten, Schnelligkeit

Gerçekten çok hızlı Tarzan.

Das ist Schnelligkeit, Tarzan.

Ulusal Hava Şovu'nu pilotlar ve hız belirledi.

Stunts und Schnelligkeit auf der Luftfahrtschau.

Hız saygınlığa karşı.

Schnelligkeit gegen Anmut.

hız Gang

Glasgow stüdyosundaki yılbaşı partimiz tüm hızıyla devam ediyor.

In unserem Glasgower-Studio ist unser Silvesterparty in vollem Gange.

Yüksek hızlı bir araba takibi gerçekleşmekte

Eine High-Speed-Verfolgungsjagd ist im Gange

hız Rat

Hızlı düşündün Rat.

Schnell geschaltet, Rat.

hız Höchstgeschwindigkeit

Barış Muhafızı yağmacıları azami hızda yaklaşıyor.

Peacekeeper-Marauder nähern sich mit Höchstgeschwindigkeit.

hız Beschleunigung

Uzaya doğru hız arttırma

Beschleunigung in den Erdraum