hızlanmasını

Hız ayarlamaları kolay, ama açıdaki bir değişiklik, tetiği çekmekte sorun yaratır.

Tempokorrekturen sind einfach, aber ein Winkelwechsel ist ein Kalkulationsproblem.

Tüm anasistemler çöktü, güç seviyeleri hızla düşüyor.

Alle Hauptsysteme versagen. Energieniveaus fallen rapide.

Her şey çok hızlı olacak.

Alles wird sehr schnell gehen.

Sensörler hızla yaklaşan bir Klingon gemisi saptadı.

Sensoren fanden ein rasch nahendes Klingonenschiff.

Her şey çok hızlı oluyor burada.

Hier geht alles ziemlich schnell.

Bu tren ne kadar hızlı gidiyor?

Wie schnell fährt dieser Zug?

Bu yüzden hızlı hareket etmeliyiz.

Deshalb müssen wir schnell handeln.

Ne kadar hızlı gitmek istiyorsun?

Wie schnell wollen Sie fahren?

O gerçekten, gerçekten hızlı.

Sie ist sehr, sehr schnell.

Bu bir molekül hızlandırıcı.

Sie ist ein Molekularbeschleuniger.