hakkı

Annen güzel bir mezar taşını hak ediyor.

Sie verdient einen schönen Grabstein, deine Mutter.

Doğru düzgün bir cenazeyi hak ediyor.

Sie verdient eine angemessene Beerdigung.

Neden bahsettiğin hakkında hiçbir fikrim yok.

Ich habe keine Ahnung, wovon Sie reden.

Düzgün bir cenaze törenini hak ediyor.

Sie verdient ein anständiges Begräbnis.

Gerçek bir trajedi, ama bu konu hakkına bir şey bilmiyorum.

Eine echte Tragödie, aber ich weiß nichts darüber.

Kim olduğu hakkında hiç bir fikrim yok.

Ich habe keine Ahnung, wer sie ist.

Bunun hakkında konuşmak istiyorum.

Ich möchte darüber sprechen.

Elbette, neden bahsettiğim hakkında hiçbir fikrin yok.

Natürlich haben Sie keine Ahnung, wovon ich rede.

Haklı olan benim, değil mi?

Ich meine, ich habe Recht, oder?

Ama o zamandan beri bu konu hakkında hiç konuşmadık.

Aber seitdem haben wir nie mehr wirklich darüber geredet.